Yüzyıllık ata tohumu ve imece geleneğiyle Şeyhciman pirinci hayat buluyor

Bitlis'in Çeltikli köyünde imeceyle sürdürülen 200-250 yıllık ata tohumu pirinç üretimi, Şeyhciman adıyla düşük şeker oranıyla tercih ediliyor.


Yüzyıllık ata tohumu ve imece geleneğiyle Şeyhciman pirinci hayat buluyor

Hasat ve üretim süreci:

Bitlis merkeze bağlı Çeltikli köyünde imece usulüyle yürütülen çeltik ekimi ve hasadı yeniden başladı. Köy adını üretilen çeltikten alırken, üretim tamamen geleneksel yöntemlerle sürdürülüyor. Çeltik mayıs ayında, köylüler tarafından çamurdan yapılan havuzlara ekiliyor ve yaklaşık dört ay sonra hasada hazırlanıyor.

Ekim dönemi, köylülerin imece usulü çalışmasıyla başlıyor; tohumlar 15 Mayıs’tan ay sonuna kadar ekiliyor. İlk iki ay tarlalar su altında kalıyor, ardından su kesilerek ürünün olgunlaşması bekleniyor. Hasat döneminde çeltik, motorlu makineler yerine orak ve elle biçiliyor; hassas yapısı nedeniyle bu yöntem tercih ediliyor.

Biçilen başaklar traktörlerle köy dışındaki düz bir alana götürülüp burada başaklarından ayrılıyor. Başaklardan ayrılan çeltik rüzgârda savrulup harmanlandıktan sonra yerlere serilerek kurutuluyor. Kurutma sonrasında çeltik değirmende öğütülerek pirince dönüştürülüyor ve iç piyasada satışa sunuluyor.

Şeyhciman pirincinin özellikleri:

Çeltikli köyünde üretilen ve bölge pazarında Şeyhciman pirinci olarak bilinen ürünün en belirgin özelliği düşük şeker oranı olması. Köylüler, bu özelliğin şeker konusunda hassasiyeti olan tüketiciler tarafından ürünü tercih edilmesinde etkili olduğunu vurguluyor.

Üretimde ata tohumu kullanılıyor; köyde kullanılan tohumların yaklaşık 200-250 yıldır aynı kaynaktan geldiği belirtiliyor. Ayrıca üretimde kimyasal gübre kullanılmıyor, hayvan gübresi tercih ediliyor; bu uygulama ürünün karakterini ve lezzetini korumada rol oynuyor.

Gelenek, dayanışma ve kuşak aktarımı:

Çeltik üretimini dedesinden ve babasından devralan 60 yaşındaki Ahmet Kın, üretim sürecini ve geleneğin önemini anlatıyor. Kın, tohumların 15 Mayıs’tan ay sonuna kadar atıldığını, tarlaların ilk iki ayında su altında kaldığını ve sonraki dönemde suyun kesilerek ürünün olgunlaştırıldığını aktarıyor.

Kın, hasadın orakla ve elle yapıldığını, motorlu tırpan gibi makinelerin kullanılmadığını; hasat sonrası köy sakinlerinin birbirine yardım ederek imeceyle harman yaptığını ve çeltiklerin 1-2 gün çadırlarda kurutulduktan sonra değirmene gönderildiğini belirtiyor. Bu adımların her biri, üretimin geleneksel karakterini korumasına katkı sağlıyor.

Üreticiler ürünlerini Türkiye genelinde pazarlıyor; İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya başta olmak üzere 81 ile kargo yoluyla ulaştırma imkânı bulunuyor. Kın, atalarından kendilerine kalan geleneği aktarmaya devam ettiklerini ve umudunun çocukları ile torunlarının da bu üretim biçimini sürdürmesi olduğunun altını çiziyor.

Çeltikli köyündeki uygulama, bölgedeki tarımsal bilgeliğin, toplumsal dayanışmanın ve ata tohumlarına verilen değerin somut bir örneği olarak öne çıkıyor. Şeyhciman pirinci, üretim sürecinin her aşamasında korunan geleneksel yöntemlerle sofralara ulaştırılmaya devam ediyor.

ÇELTİKLİ KÖYÜNDE İMECE USULÜ EKİMİ YAPILAN ÇELTİĞİN HASADI BAŞLADI.

ÇELTİKLİ KÖYÜNDE İMECE USULÜ EKİMİ YAPILAN ÇELTİĞİN HASADI BAŞLADI.

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

Berk Doğan

Berk Doğan

Dijital Ekonomi Editörü

Piyasa haberleri, şirket açıklamaları, vergi düzenlemeleri ve tüketici ekonomisi odaklı içerikler üreten dijital editör.

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!