Hareketli yaşamla bağımsızlığı uzatmak mümkün

Düzenli fiziksel aktivite ve kişiye uygun fizyoterapi, kalp-damar ve inme riskini azaltıp kas-kondisyonu koruyarak ileri yaşta bağımsızlığı sürdürmeye yardımcı olur.


Hareketli yaşamla bağımsızlığı uzatmak mümkün

Uzun yaşamın ölçütü: yaşamın içinde kalabilmek:

Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Buket Akıncı, uzun yaşam hedefine yalnızca yıl sayısını eklemenin yeterli olmadığını vurguluyor. Akıncı'ya göre gerçek amaç, bireyin hareketliliğini, kas gücünü, denge ve dayanıklılığını koruyarak günlük yaşamda bağımsız kalabildiği süreyi uzatmak olmalı. Dünya Fizyoterapi Günü kapsamında yaptığı açıklamada Akıncı, kalp-damar hastalıkları ve inmenin sadece yaşam süresini değil, toplumsal yaşama katılımı da etkilediğini belirtti.

Hareketin bileşenleri ve günlük yaşama etkileri:

Akıncı, uzun ve sağlıklı yaşam yaklaşımının temelinde düzenli fiziksel aktivitenin yattığını söylüyor. Tempolu yürümek, bisiklete binmek, yüzmek ve dans etmek gibi etkinlikler kardiyovasküler sistemi desteklerken; direnç egzersizleri kas kuvvetinin korunmasına, denge çalışmaları düşme riskinin azalmasına ve mobilite egzersizleri günlük hareketlerin rahatlığını sağlamaya hizmet eder. Yürüyüş dayanıklılığı geliştirir; kuvvet egzersizleri ise sandalyeden kalkmak, merdiven çıkmak veya bir yükü taşımak gibi temel becerileri destekler. Bu çeşitlilik, hareketin sadece çok olmasından değil, doğru şekilde planlanmasından geçtiğini gösterir.

Fizyoterapi ve kişiye özel yaklaşımlar:

Her bireyin sağlık durumu ve ihtiyaçları farklı olduğundan fiziksel aktivite programlarının kişiye özel hazırlanması gerekiyor. Akıncı, kalp hastalığı olan bir kişi ile uzun süre hareketsiz kalmış bir bireyin aynı programı uygulamasının uygun olmadığını; inmeden sonra yeniden yürümeye çalışanın ihtiyaçlarının sağlıklı yaşlanmak isteyen bir yetişkininkinden ayrı değerlendirileceğini vurguluyor. Eklem ağrısı, obezite, nefes darlığı, denge kaybı, kas kuvvetsizliği veya hareket korkusu gibi durumlar egzersiz seçimini ve ilerleyişini değiştiren etkenlerdir.

Fizyoterapistlerin rolü sadece egzersiz listesi vermekle sınırlı değil: kişinin mevcut hareket kapasitesi, güçlü yönleri, günlük yaşamda zorlandığı alanlar ve potansiyel riskleri değerlendirilip sağlık durumu ve hedeflerine uygun bir yol haritası oluşturuluyor. Fizyoterapi yalnızca kaybedilen beceriyi geri kazandırmakla kalmaz; henüz kaybolmamış kapasitenin korunmasına, kayıpların geciktirilmesine ve geleceğe hazırlanılmasına da katkı sağlar.

Toplum sağlığı ve erişim:

Akıncı, fizyoterapinin hastalık sonrası rehabilitasyonla sınırlı görülmemesi gerektiğini belirterek bu hizmetin birinci basamak sağlık hizmetlerinde, toplum sağlığı programlarında, okullarda, iş yerlerinde, yaşlı bakım merkezlerinde ve yerel yönetimlerin sağlıklı yaşam çalışmalarında daha görünür olmasının önemine dikkat çekti. Hareketsizliğin bireysel bir sorun olmaktan çıkarak toplumsal bir sağlık problemi haline geldiğini ifade etti.

Akıncı son olarak şunu söyledi: "Bugün attığımız her adım, güçlendirdiğimiz her kas ve geliştirdiğimiz her hareket becerisi, gelecekteki bağımsızlığımıza yapılan bir yatırımdır." Bu görüş, yalnızca daha uzun değil, ilerleyen yaşına rağmen hareket edebilen, üretebilen ve yaşamın içinde kalabilen bireylerden oluşan bir toplum hedeflemenin önemini özetliyor.

BİRUNİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON BÖLÜM BAŞKANI PROF....

BİRUNİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON BÖLÜM BAŞKANI PROF. DR. BUKET AKINCI

Serkan Varol

Serkan Varol

Genel Yayın Editörü

12 yıllık gazetecilik geçmişiyle ajans akışlarını denetleyen, günün manşetlerini belirleyen ve 26 kişilik ekibin haber koordinasyonunu sağlayan sorumlu editör.

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!