Mahkeme kararı
Manhattan’daki New York Güney Bölge Federal Mahkemesi, Jeffrey Epstein ile bağlantılı yeni belgeler ışığında yapılan başvuruyu inceleyerek Ghislaine Maxwell’in mahkumiyetinin iptal edilmesi talebini reddetti. Kararı veren Federal Yargıç Paul Engelmayer, Maxwell’in ileri sürdüğü iddiaların büyük bölümünün dava ile doğrudan ilişkili olmadığını, bazı iddiaların ise yeterli hukuki ve somut delile dayanmadığını belirtti.
Başvurunun gerekçeleri:
Maxwell, avukatı olmadan yaptığı habeas corpus başvurusunda, ABD Kongresi tarafından kabul edilen "Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası" kapsamında açıklanan milyonlarca sayfalık belgelerin 2021’deki yargılamada savunmadan saklandığını iddia etti. Maxwell, bu kayıtların tanık ifadelerinin güvenilirliğini zayıflatacağını, bazı tanıkların gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ve jüri kararını etkileyebilecek önemli unsurların mahkemeye doğru aktarılmadığını öne sürdü.
Ayrıca Maxwell, Epstein’in mağdurlarını temsil eden bazı avukatların kendi ceza davasında fiilen savcılıkla birlikte hareket ettiğini, bu kişilerin "gayriresmi savcılar" gibi davrandığını ve bunun adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini iddia etti. Maxwell, bu yeni belgelerin jüri karşısında çapraz sorgulamalarda kullanılmasının kararın farklılaşmasına yol açacağını savundu ve mahkumiyetinin kaldırılması ile yeni bir delil duruşması talep etti.
Mahkemenin değerlendirmesi:
Yargıç Engelmayer, Maxwell’in sunduğu materyallerin çoğunun ceza davasıyla doğrudan bağlantılı olmadığı kanaatine vardı. Kararda bazı iddiaların spekülasyona dayandığı; bazı taleplerin ise usul yönünden artık gündeme getirilemeyeceği vurgulandı. Engelmayer, başvuruda jüri kararını değiştirebilecek güvenilir yeni bir olgunun ortaya konmadığını belirtti.
Federal savcılar da daha önce sundukları yaklaşık 100 sayfalık karşı görüşte Maxwell’in iddialarını "spekülatif" ve "gerçeklerle örtüşmeyen" olarak nitelendirmiş, aynı zamanda hukuki olarak engellenmiş olduğunu savunmuştu. Mahkemenin son kararıyla birlikte Maxwell’in 2021’de verilen mahkumiyet ve Haziran 2022’de açıklanan 20 yıl hapis cezası yürürlükte kaldı.
Davanın geçmişi ve hukuki süreç
Ghislaine Maxwell, Aralık 2021’de Manhattan’da görülen dava sonucunda karşı karşıya olduğu 6 suçlamanın 5’inden suçlu bulunmuştu. Savcılar Maxwell’in 1994 ile 2004 yılları arasında dört kız çocuğunun Jeffrey Epstein tarafından istismar edilmesine yardımcı olduğunu, mağdurlarla yakınlık kurup onları Epstein’in çevresine dahil ederek istismara hazırladığını iddia etmişti. Mahkeme Maxwell’in Epstein’in genç kızlara yönelik istismarında merkezi rol oynadığını tespit etmişti.
Maxwell’in önceki temyiz girişimleri de sonuçsuz kaldı. Manhattan merkezli 2. Bölge Federal Temyiz Mahkemesi, Eylül 2024’te mahkumiyeti ve cezasını uygun bulmuştu. Maxwell, 2007’de Epstein ile Florida’daki federal savcılar arasında yapılan kovuşturmama anlaşmasının kendisini de kapsadığını iddia ederek New York’taki kovuşturmanın geçersiz olduğunu ileri sürmüştü; temyiz mahkemesi bu argümanı reddetti.
Maxwell, temyiz yolları tükendikten sonra dosyayı ABD Yüksek Mahkemesi’ne taşımış; Yüksek Mahkeme 6 Ekim 2025’te temyiz başvurusunu görüşmeyi reddetmişti. Ardından Maxwell olağanüstü bir hukuk yolu olan habeas corpus başvurusuna yöneldi; son karar bu başvurunun da reddiyle sonuçlandı.
Jeffrey Epstein ise Temmuz 2019’da reşit olmayan kız çocuklarının cinsel amaçlı ticareti suçlamalarıyla tutuklanmış; hakkında açılan federal dava sonuçlanmadan Ağustos 2019’da Manhattan’daki cezaevinde ölü bulunmuştu. Yetkililer Epstein’in ölümünü intihar olarak açıklamıştı.
Sonuç olarak, federal mahkemenin ret kararı Maxwell’in mahkumiyetini ortadan kaldırma yönündeki en kapsamlı girişimlerinden birinin daha başarısız olması anlamına geliyor ve Maxwell’in 20 yıllık cezasını çekmeye devam etmesine hükmedildi.

GHİSLAİNE MAXWELL
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!