Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz sunumunu yaptı
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında, 2027 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2025 Kesin Hesap Kanunu Teklifi ile 2025 Sayıştay raporlarının görüşme takvimini belirlemek üzere toplandı. Komisyon toplantısında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından bütçe sürecine ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. Yılmaz, sunumunda finansal istikrar, sermaye piyasaları ve sosyal politikalar başta olmak üzere bütçenin ana hatlarını detaylandırdı.
Bütçenin ana hedefleri:
Yılmaz, 2027 bütçesinin AK Parti hükümetlerinin 25’inci, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin 9’uncu bütçesi olduğunu belirterek, bunun aynı zamanda Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda hazırlanan 4’üncü bütçe olduğunu vurguladı. Bütçeyi "Dayanıklılık, Refah ve Dönüşüm" bütçesi olarak nitelendiren Yılmaz, makroekonomik istikrarı korumaya; yatırım, istihdam, üretim ve ihracat kapasitesini geliştirmeye; sosyal dayanıklılığı pekiştirmeye öncelik verileceğini söyledi.
Kaynakların öncelikli alanlara yönlendirilmesi, üretken kapasitenin artırılması ve beşeri sermayenin güçlendirilmesi bütçenin temel öncelikleri arasında yer alıyor. Yılmaz, kadınlar, gençler, çocuklar, yaşlılar, engelliler, işçiler, memurlar, çiftçiler, esnaf, sanayiciler ve emeklilerin ihtiyaçlarının göz önünde tutulduğunu; sosyal politikaların ekonomi programının tamamlayıcı unsuru olarak ele alındığını kaydetti.
Küresel görünüm ve riskler:
Yılmaz dünya ekonomisine dair değerlendirmesinde, jeopolitik çatışmalar, ticari gerilimler ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıkların risk oluşturduğunu belirtti. Küresel büyüme beklentileri olarak 2026 için yüzde 3,1, 2027 için yüzde 3,4 tahminlerini paylaştı. Yapay zeka odaklı teknoloji yatırımlarının büyümeyi desteklediğini, ancak enerji maliyetleri ve tedarik kesintilerinin maliyetleri artırdığını ifade etti. Yılmaz, bölgesel gerilimlerin enerji arzına etkisine dikkat çekerek, sorunların müzakere yoluyla çözülmesinin önemini vurguladı.
Bununla birlikte küresel enflasyonun 2026'da yüzde 4,7, 2027'de yüzde 4,1 olarak öngörüldüğünü aktardı.
Türkiye ekonomisinin performansı ve hedefler:
Türkiye ekonomisinin 24 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü hatırlatan Yılmaz, 2020-2025 döneminde Türkiye'nin birikimli büyümesinin yüzde 35,3 olduğunu; yıllık ortalama büyümenin ise Türkiye için yüzde 5,2 düzeyinde gerçekleştiğini söyledi. Milli gelirin Cumhuriyet'in 100’üncü yılında ilk kez 1 trilyon dolar sınırını aştığını, 2025'te ise 1,6 trilyon dolar seviyesinin geçtiğini aktardı ve 2026'da dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi olmasının beklendiğini belirtti.
Orta Vadeli Program çerçevesinde büyüme tahminleri 2026 için yüzde 3,3 (güncellenmiş), 2027 için yüzde 4,2, 2028 için yüzde 4,6 ve program dönemi sonunda yüzde 5 olarak paylaşıldı. Yılmaz, verimlilik artırıcı politikalarla potansiyel büyümenin yaklaşık 0,5 puan yükseltilmesinin hedeflendiğini söyledi.
İstihdam, enflasyon ve dış denge:
İşgücü piyasasında mevsimsel etkilerden arındırılmış işsizlik oranının on dört çeyrektir tek haneli kaldığını ve 2026 ikinci çeyrekte yüzde 7,9 olarak gerçekleştiğini belirten Yılmaz, aynı dönemde istihdamın 155 bin kişi arttığını aktardı. Orta Vadeli Program döneminde yıllık ortalama 711 bin ilave istihdam hedeflendiği bildirildi.
Enflasyona ilişkin hedeflerde ise Eylül 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 29,7 olduğu; 2026 sonu için tahmin edilen yüzde 28,4 seviyesinden 2027 yıl sonuna kadar yüzde 21 hedefine gerilemenin amaçlandığı ifade edildi. Yılmaz, tek haneli enflasyona kalıcı şekilde ulaşılana kadar kararlı duruşun devam edeceğini söyledi.
Dış dengeye ilişkin olarak, 2025 yılında hizmet ihracatının 124,9 milyar dolar ve turizm gelirlerinin 64,4 milyar dolar seviyesine çıktığını; 2026'da turizm gelirlerinin yaklaşık 65 milyar dolar olması beklendiğini aktardı. Cari açığın milli gelire oranının 2026'da yüzde 2,6ye çıkacağını, 2027'de ise yüzde 1,9ye inmesinin öngörüldüğünü belirtti.
İhracat ve sektör verileri:
Yılmaz, 2025 ihracatının 273,2 milyar dolar olduğunu ve 2026 Ocak-Eylül döneminde ihracatın 211 milyar dolar seviyesine yükseldiğini söyledi. Eylül ayı ihracatının 26 milyar dolar olarak kaydedildiğini ve yıllıklandırılmış ihracatın 283,7 milyar dolara ulaştığını belirtti. Ayrıca elektrikli makine ve cihaz ihracatının 15 milyar dolar, savunma sanayisi ihracatının ise yıllıklandırılmış olarak 10,9 milyar dolar seviyesine yükseldiği vurgulandı.
Sermaye piyasaları ve düzenleyici adımlar:
Yılmaz, yatırım fonları piyasasında yaşanan sorunların sınırlı bir alanda ortaya çıktığını belirterek, gerekli idari ve adli tedbirlerin alındığını, sorunlu fonların tasfiye sürecinin başlatıldığını ve yatırımcı haklarının korunmasının hedeflendiğini söyledi. Başkanlığını yürüttüğü Fon Koordinasyon Kurulu'nun ilgili kurumlarla koordineli biçimde çalışmalarını sürdürdüğünü, bugüne kadar 6 toplantı yapıldığını aktardı.
Komisyonda kabul edilen "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi" ile SPK kararlarıyla tasfiye sürecinde olan fonların adil, şeffaf ve etkin şekilde tasfiyesinin düzenlenmesi; hukuka aykırı çıkarılan değerlerin geri kazanılması ve geri kazanılan tutarın fon pay sahiplerine ödenmesi amaçlanmaktadır. Yılmaz, Sermaye Piyasası Kanunu'nda yatırımcı korumasını güçlendirecek, SPK'nın erken müdahale yetkilerini artıracak ve yaptırımların caydırıcılığını yükseltecek düzenlemeler üzerinde çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Yılmaz, finansal istikrarı güçlendiren politikaların kararlılıkla uygulanacağını, sermaye piyasalarının derinliğinin artırılacağını ve yatırımcı güveninin destekleneceğini ifade etti. Ayrıca adli ve idari süreçlerde yatırımcı ile manipülatörün birbirinden titizlikle ayrılacağını vurguladı.
Sosyal harcamalar, konut ve destekler:
Sosyal devlet vurgusu yapan Yılmaz, 2027 yılında sosyal yardım bütçesinin 1 trilyon 341 milyar lira olarak planlandığını ve bunun bütçenin yaklaşık yüzde 4,9'una tekabül ettiğini açıkladı. 2027'de sosyal konut finansmanına 250 milyar lira, sağlık primi giderleri için 186 milyar lira, 65 yaş üstü ve bakıma muhtaç vatandaşlara yönelik aylıklar için 132 milyar lira ayrıldığı ifade edildi. Engelli vatandaşların evde bakımı 109 milyar lira, eğitim desteği için 90 milyar lira, doğum yardımları için 84 milyar lira bütçe öngörülmüştür.
Sosyal konut kampanyası kapsamında 500 bin sosyal konut hedefi anımsatıldı; 15 bin kiralık sosyal konut modeliyle kira baskısını azaltma amaçlandığı ve İstanbul’daki ilk etap başvurularının toplandığı belirtildi. Bu kapsamda 2027 bütçesinde sosyal konut finansmanına bir önceki yıla göre yüzde 150 artışla 250 milyar lira kaynak ayrıldığı açıklandı.
Bütçe büyüklükleri ve öncelikli harcamalar:
Yılmaz 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi için öne çıkan rakamları paylaştı: bütçe giderleri 27 trilyon 276 milyar lira, bütçe gelirleri 23 trilyon 408 milyar lira ve bütçe açığı 3 trilyon 868 milyar lira. Bu açığın GSYH'ye oranının yüzde 3,5 olması beklenmektedir. Deprem nedeniyle oluşan geçici artışlar sonrasında bütçe açığının hükümet dönemindeki ortalama seviyelere yaklaştırıldığı ifade edildi.
Ekonomik sınıflandırmaya göre 2027 ödenek dağılımında personel giderleri 7 trilyon 117 milyar lira, mal ve hizmet alımları 2 trilyon 184 milyar lira, cari transferler 10 trilyon 240 milyar lira, sermaye giderleri 1 trilyon 855 milyar lira, faiz giderleri 3 trilyon 975 milyar lira olarak öngörülmüştür.
Afet, savunma ve diğer kalemler:
Deprem bölgesinin ihyası için 2023-2026 döneminde güncel fiyatlarla toplam 5,4 trilyon lira harcama yapıldığı; 2027 bütçesinde deprem zararlarının giderilmesi ve depreme dayanıklı şehirlerin inşası için toplam 769 milyar lira kaynak ayrıldığı bildirildi. Savunma ve güvenlik harcamalarında da artış sağlandığı, Savunma Sanayii Destekleme Fonu dâhil edildiğinde 2027 için savunma ödeneğinin 3 trilyon 454 milyar lira olarak öngörüldüğü ifade edildi.
Yılmaz, savunma projelerinin sayısının 2002'de 62 iken bugüne gelindiğinde yaklaşık bin 500e yaklaştığını ve proje hacminin yaklaşık 100 milyar doların üzerinde olduğunu belirtti.
Sunumun sonunda Yılmaz, düzenleme, gözetim ve denetim mekanizmalarını ihtiyaç duyulan alanlarda güçlendirerek yatırımcıların haklarını daha etkin koruyan, güvenilir ve etkin bir piyasa yapısı oluşturmaya yönelik hazırlıkları sürdüreceklerini; sermaye piyasalarına güçlü destek vermeye devam edileceğini yineledi.

CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ (ORTADA) "FİNANSAL İSTİKRARI GÜÇLENDİREN, EKONOMİMİZİN ŞOKLARA KARŞI DAYANIKLILIĞINI ARTIRAN VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜMEYİ DESTEKLEYEN POLİTİKALARIN KARARLILIKLA UYGULANMASINA DEVAM EDECEĞİZ. KALKINMA POLİTİKALARIMIZIN SON DERECE DEĞERLİ BİR UNSURU OLARAK GÖRDÜĞÜMÜZ SERMAYE PİYASALARIMIZI GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE DESTEKLEMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ" DEDİ.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!