Etkinlik ve amaç
Europa Donna Türkiye - Meme Hastalıkları Koalisyonu Derneği tarafından, Roche İlaç Türkiye katkılarıyla hayata geçirilen Zaman Senden Yana projesi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında 17-18 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Ataşehir’de bir alışveriş merkezinde ziyaretçilerle buluştu. Projenin hedefi, meme kanserinde erken tanının önemini ve yenilikçi tedavilerin bir hastanın gündelik yaşamına sağladığı katkıları farklı bir deneyimle göstermektir.
Kurulan üç boyutlu deneyim alanı, hastaların tanı ve tedavi yolculuğunu görsel ve işitsel ögelerle aktardı. Ziyaretçiler yaklaşık 2,5 dakikalık film aracılığıyla bir hastanın gözünden ilerleyen sürece tanıklık etti; hastane koridorları, bekleme alanları, sağlık çalışanları ve saat sesleri aracılığıyla zamanın değeri ön plana çıkarıldı. Proje ziyaretçilere sağlıklarını ertelememeleri ve düzenli kontrollerin önemini hatırlattı.
Deneyim alanının anlatımı:
Deneyim alanında üç LED ekran kullanılarak, tanıdan tedaviye uzanan süreç akıcı ve duygusal bir dille sunuldu. Film, tanı anından başlayıp tedavi süreçleri, kontroller ve günlük yaşamda yeniden örgütlenen zamanın önemine odaklandı. Ziyaretçiler, görsel-işitsel kurgu sayesinde erken tanının hem klinik sonuçlara hem de hastaların günlük yaşamına nasıl yansıdığını doğrudan hissedebildi.
Projenin mesajı, Zaman Senden Yana ifadesiyle özetlendi; erken tanı için geç kalmamaya, kendi meme sağlığı konusunda farkındalık geliştirmeye ve tarama programlarını aksatmamak için harekete çağırdı.
İstatistikler ve tedavi perspektifi:
Hastalığın boyutunu ortaya koymak açısından Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2024 yılında dünya genelinde yaklaşık 2,4 milyon kadına meme kanseri tanısı kondu. Türkiye Sağlık Bakanlığı verileri ise ülkede yılda yaklaşık 32 bin kadının meme kanseri tanısı aldığını gösteriyor. Bu veriler, farkındalık ve tarama programlarının önemini güçlendiriyor.
Uzmanlar, meme kanserinin erken evrede tespit edilmesinin tedavi seçeneklerini çeşitlendirdiğini, bazı hastalarda daha az yoğun tedavilerin uygulanabilmesine ve sağ kalım oranlarının yükselmesine katkı sağladığını vurguluyor. Tedavideki bilimsel ilerlemeler, yalnızca klinik başarıyı artırmakla kalmayıp, hastaların bakım sürecine ayrılan zamanı, hastanede geçirilen süreyi ve günlük yaşama dönüş sürecini de olumlu etkiliyor. Bu bakımdan erken tanı hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini koruyan bir faktör olarak sunuluyor.
Hasta deneyimleri ve bütüncül destek
Radyasyon onkolojisi uzmanı ve Europa Donna Türkiye - Meme Kanseri Dernekleri Federasyonu Başkan Yardımcısı Serap Yücel, meme kanseri tanısı alan bir kadının hayatının tanıyla birlikte köklü biçimde değiştiğini söyleyerek, tanı sürecinin yalnızca tıbbi değil sosyal ve duygusal boyutları da beraberinde getirdiğini belirtti. Yücel şu noktaları öne çıkardı: kadınların aile içindeki rolleri, sorumlulukları ve sosyal yaşamları göz önünde bulundurulduğunda, destek mekanizmalarının tıbbi bakımın ötesine geçmesi gerekiyor.
Yücel, Türkiye’de 25 yıllık bir geçmişe sahip olduklarını hatırlatarak kadınların meme kanseri hakkında daha açık konuşmaya başladıklarını ve bu değişimin çalışmaların değerini gösterdiğini ifade etti. Amacın, kadınların doğru tedaviye erişimini sağlamak, hekimleriyle açık iletişimi teşvik etmek ve duygusal yükleri yönetmelerine yardımcı olmak olduğunu dile getirdi.
Uzman değerlendirmeleri:
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, erken tanının mamografi gibi taramalarla semptom ortaya çıkmadan önce değişikliklerin saptanmasını kastettiğini vurguladı. Gümüşay, uygun yaş ve risk grubundaki kadınların tarama programlarını aksatmamalarının kritik önemde olduğunu; erken evre tespitinin hem tedavi başarısını artırdığını hem de bazı hastalarda daha az yoğun tedavilere izin verdiğini belirtti. Ayrıca tedavi alanındaki yeniliklerin, uygun hastalarda hastanede veya tedavi ünitesinde geçirilen süreyi azaltarak hastaların ailelerine ve günlük yaşama daha hızlı dönebilmelerine katkı sağladığını söyledi.
Roche İlaç Türkiye Medikal Direktörü Dr. Mahir Kurt ise zaman unsurunun tanı ve tedavi sonuçları üzerindeki etkisine dikkat çekti. Kurt, erken tanının kişinin kendi meme sağlığıyla ilgili farkındalığıyla başladığını ve düzenli kendi kendine muayene, hekim kontrolleri ile yaş ve risk durumuna uygun taramaların erken tanıya imkân verdiğini belirtti. Ayrıca onkoloji alanındaki tıbbi gelişmelerin yalnızca etkinliği artırmakla kalmayıp, hastaların tedavi deneyimini ve yaşam kalitesini de iyileştirdiğini ifade etti.
Zaman Senden Yana projesi, görsel-işitsel deneyim aracılığıyla erken tanının önemini toplumla paylaşmayı, meme kanseri yolculuğunda kadınlara yalnız olmadıklarını hatırlatmayı ve tarama davranışlarını olumlu yönde etkilemeyi amaçlıyor. Projenin mesajı, hem hastaların hem de toplumun sağlık önceliklerini yeniden düşünmesine katkı sağlamayı hedefliyor.

RADYASYON ONKOLOJİSİ UZMANI VE EUROPA DONNA TÜRKİYE - MEME KANSERİ DERNEKLERİ FEDERASYONU BAŞKAN YARDIMCISI SERAP YÜCEL (SOLDAKİ) ROCHE İLAÇ TÜRKİYE MEDİKAL DİREKTÖRÜ DR. MAHİR KURT (ORTADAKİ) TIBBI ONKOLOJİ UZMANI PROF. DR. ÖZGE GÜMÜŞAY (SAĞDAKİ)
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!