Altın: Belirsizliğin Sigortası ve Küresel Sistemin Yeniden Şekillenmesi

Jeopolitik gerilimler ve küresel yeniden düzenleme yatırımcıları altına yönlendiriyor; uzmanlar altını ‘‘belirsizliğin sigortası’’ olarak tanımlıyor.

Yayın Tarihi: 12.01.2026 14:01
Güncelleme Tarihi: 12.01.2026 14:01

Altın: Belirsizliğin Sigortası ve Küresel Sistemin Yeniden Şekillenmesi

Altın: Belirsizliğin Sigortası ve Küresel Sistemin Yeniden Şekillenmesi

Dünya genelinde artan jeopolitik gerilimler, piyasalarda "3. Dünya Savaşı" endişesinden öte küresel ekonomik düzenin yeniden şekillendiği algısını güçlendiriyor. Bu tablo, yatırımcıların güvenli liman arayışını altına yönlendirirken uzmanlar sürecin geçici bir kriz değil, sistemsel bir yeniden fiyatlama dönemi olduğunu vurguluyor.

Küresel riskler ve altına talep

Rusya-Ukrayna savaşı Avrupa’nın güvenlik mimarisini sarsarken, Orta Doğu’daki İran merkezli gelişmeler, ABD’nin bölge politikası ve Filistin meselesi küresel risk başlıkları olarak öne çıkıyor. Afrika Boynuzu’ndan Güney Amerika’ya, Grönland’dan Asya-Pasifik’e uzanan gelişmeler büyük güçler arasında yeni bir nüfuz mücadelesine işaret ediyor. Bu görünüm, küresel ekonomi bakımından belirsizlik ve kırılganlık anlamına geliyor.

ABD’de Trump yönetimiyle birlikte yeniden gündeme gelen daha sert ve korumacı politikalar ile İsrail’in güvenlik yaklaşımındaki sertleşme piyasalarda risk algısını artırıyor. Ayrıca ABD-Çin rekabeti, ticaretin ötesinde teknoloji, enerji ve para politikalarını kapsayan çok boyutlu bir mücadeleye dönüşmüş durumda. Avrupa ise güvenlik, enerji bağımlılığı ve ekonomik yavaşlama arasında denge arayışı sürdürüyor.

Uzman değerlendirmesi

DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş gelişmeleri yorumlarken altının kısa vadeli bir dalgalanma olarak okunmaması gerektiğine dikkat çekti ve şunları söyledi: "Altın fiyatlarındaki hareketi yalnızca günlük ons ya da kur üzerinden değerlendirmek eksik kalır. Asıl mesele, sistemsel risklerin kalıcı hale gelmesidir. Türkiye cephesinde ise izlenen denge politikası dikkat çekiyor. Küresel bloklaşmalar arasında esnek hareket kabiliyeti, finansal piyasalar açısından avantaj sağlarken; sıkılaşan para politikası ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele adımlarının altın piyasası dahil birçok sektörü doğrudan etkilediği ifade ediliyor. Bu sürecin savaş senaryosundan çok ekonomik sinyaller üzerinden okunması gerekiyor. Bugün yaşananlar bir savaştan ziyade küresel sistemin yeniden fiyatlanmasıdır. Böyle dönemlerde yatırımcı refleksi nettir, güvenli ve evrensel değer arayışı".

TCMB rezervleri ve bireysel yatırımcı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) altın rezervlerindeki artış da bu eğilimi destekliyor. Rezervler 2020 yılında yaklaşık 500 ton seviyesindeyken, 2023 sonunda 726 tona ulaştı ve 2024 itibarıyla 760 tonun üzerine çıktı. Bu artış, altının stratejik rezerv unsuru olarak güçlendirildiğine işaret ediyor.

Uzmanlar, kayıt altına alma süreçlerinin sıkılaşması ve para hareketlerinin şeffaflaşmasının bireysel yatırımcının altınla ilişkisini dönüştüreceğini belirtiyor. Kayıtlı ekonomi arttıkça altının rolünün azalmak bir yana, daha bilinçli ve uzun vadeli bir yatırım aracı haline geleceği öngörülüyor.

Sonuç olarak uzmanlar, medyada sıkça dile getirilen "3. Dünya Savaşı" söyleminin bir korku başlığı olduğunu, asıl yaşananın ise küresel ekonomik düzenin yeniden şekillenmesi olduğunu vurguluyor. Bu dönüşümde altın, belirsizlik çağının en güçlü güvenli limanlarından biri olmaya devam ediyor. "Altın, savaşın değil; belirsizliğin sigortasıdır".

DEMAŞ A.Ş. YÖNETİM KURULU BAŞKANI AHMET CUMHUR KİTİŞ

DEMAŞ A.Ş. YÖNETİM KURULU BAŞKANI AHMET CUMHUR KİTİŞ

Yazar
EDİTÖR

Serdar Aksoy

6 yıllık deneyimli. Otomotiv endüstrisi, KOBİ'ler, ihracat rakamları ve reel sektörün sorunlarına odaklanan, iş dünyası ile ilişkileri güçlü bir editör.