Hastanın öyküsü:
Gürcistan'ın Tiflis şehrinden gelen 30 yaşındaki Ilo Khvistani, elleri, ayakları ve yüzünde giderek belirginleşen büyüme, yumuşak doku şişlikleri ve görme kaybı şikâyetleriyle Medicana International Samsun Hastanesi'ne başvurdu. Hastanın yakın geçmişindeki yakınmalar özellikle son 5 ay içinde hızlanmış olsa da, geriye dönük fotoğraflarda bu değişikliklerin yaklaşık 5 yıldır başladığı görüldü. İlk değerlendirmede yapılan tahliller ve görüntülemeler sonucunda hastaya akromegali tanısı konuldu.
Cerrahi müdahale ve sonuçları:
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Enis Kuruoğlu tarafından planlanan tedavi kapsamında, hastanın manyetik rezonans görüntülemelerinde hipofiz bölgesinde her iki karotis arterini saran büyük bir tümör ve görme sinirine aşağıdan yukarıya doğru bası olduğu tespit edildi. Bu bulgular hem vücutsal deformasyonlara hem de görme sorunlarına yol açıyordu.
Hastaya transsfenoidal yolla, endoskopik teknik kullanılarak cerrahi girişim yapıldı ve tümör alınmaya çalışıldı. Operasyon sonrası hastanın görme duyusunda belirgin bir düzelme gözlendi; hormon değerlerinde ise ameliyatı takip eden ertesi gün yapılan ölçümlerde hızlı bir iyileşme kaydedildi. Hastanın genel durumu ameliyat sonrası stabil seyretti ve beklenen komplikasyonlar görülmeden hasta taburcu edildi.
Uzman uyarıları ve takip:
Prof. Dr. Kuruoğlu, hipofiz bezinin metabolizmayı düzenleyen merkezi bir yapı olduğunu ve burada gelişen tümörlerin çeşitli hormon dengesizliklerine yol açabileceğini vurguladı. Kuruoğlu, "Hipofiz bezi vücudumuzda bütün metabolizmayı düzenleyen en önemli merkezlerden biridir" ifadesiyle hastalığın ciddiyetine dikkat çekti ve büyüme hormonunun fazla salgılanmasının çocuklukta gigantizme, epifiz plakları kapandıktan sonra ise akromegaliye neden olduğunu anlattı.
Uzman, akromegalinin ilerleyici olduğunu, iç organlarda kalp ve akciğer başta olmak üzere ciddi problemlere yol açabileceğini ve uygun tedavi edilmediğinde ölüme kadar varabilecek sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Ayrıca erken tanının önemine dikkat çekerek, ayakkabı numarasının büyümesi veya şapkanın artık rahat olmaması gibi işaretlerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Kuruoğlu, cerrahinin akromegali tedavisinde birinci seçenek olduğunu; ilaç tedavisinin cerrahiye uygun olmayan veya cerrahi sonrası kalan doku için alternatif olarak kullanıldığını, ancak ilaç tedavisinin başarısının sınırlı kalabildiğini ifade etti. Kalan tümör dokusu varsa radyocerrahi uygulamaları, örneğin gamma knife gibi yöntemlerin de devreye girebildiğini aktardı.
Hastanın tedavisinin birinci aşamasının başarıyla tamamlandığı, hormonal ve görme bulgularında hızlı düzelme görüldüğü; bundan sonra hastanın düzenli endokrinolojik takip ve gerekirse ek tedavilerle izleneceği bildirildi. Uzman, sosyal medyadan veya yapay zekâ uygulamalarından ziyade doğrudan hekim değerlendirmesi yapılmasının önemini vurgulayarak, kaybedilen yılların erken müdahaleyle önlenebileceğini hatırlattı.
Sonuç olarak, Tiflis'ten gelen 30 yaşındaki hasta Ilo Khvistani'nin Samsun'da yapılan endoskopik transsfenoidal cerrahi ile akromegaliye bağlı şikayetlerinde belirgin düzelme sağlandı ve hasta taburcu edildi; yakın takip süreci devam edecek.

ILO KHVİSTANİ (SAĞDA) VE PROF. DR. ENİS KURUOĞLU (SOLDA)
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!