Göz hakkı alışkanlık değil: sahibinin izni olmadan almak suç ve kul hakkıdır

Halk arasında 'göz hakkı' diye anılan uygulama, sahibinin rızası olmadan alınan malların Türk hukukunda hırsızlık ve dinen kul hakkı olduğunu ortaya koyuyor.


Göz hakkı alışkanlık değil: sahibinin izni olmadan almak suç ve kul hakkıdır

hukuki boyutu:

Avukat Süleyman Yalım halk arasında 'göz hakkı' olarak adlandırılan uygulamanın hukuken hırsızlık suçu kapsamında olduğunu vurguluyor. Yalım'a göre, sahibinin izni olmadan alınan eşyalar hukuken korunmakta ve bu tür davranışlar basit hırsızlık kapsamında değerlendirilir.

Yalım, kanunda düzenlenen cezalara dikkat çekerek basit hırsızlık suçunun 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ile cezalandırılabildiğini; bazı hallerin ise nitelikli hırsızlık sayıldığını belirtiyor. Örneğin, bir bağ ya da bahçeden elma koparmak gibi açıkta bırakılmış eşyayı alma hali nitelikli hırsızlık kapsamında olup 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası doğurabiliyor. Eğer alınan eşya bina veya eklentileri içerisinde muhafaza altındaysa, bu durumun nitelikli hırsızlığın daha ağır bir biçimi sayılacağı ve bunun da 5 yıldan 10 yıla kadar hapis ile karşılık bulabileceği ifade ediliyor.

şikayet, istisnalar ve yargılama:

Yalım, hırsızlık suçunun istisnalar dışında şikayete bağlı olmayan bir suç olduğunu, dolayısıyla mağdurun şikayetini geri çekse bile kamu davasının devam edeceğini söylüyor. Ancak kanun bazı istisnalar tanımakta: akrabanın bahçesinden alınan eşyalar, geçici süreyle alma hallerine ilişkin özel durumlar ve alacağın tahsili amacıyla alınan eşya gibi somut örnekler belli koşullarda şikayete bağlı sayılabiliyor.

Ayrıca zorunluluk hâli örneğinde—örneğin ölmek üzere olan bir kişinin beslenme gereksinimini karşılamak amacıyla aldığı bir meyve—cezanın değerlendirilmesinde farklı bir hukuki kader söz konusu olabiliyor. Yalım, savunma ve hâlin ayrıntılarına göre mahkemenin cezada indirime gidebileceğini veya ceza vermeyebileceğini ancak yine de yargılama sürecine girileceğini hatırlatıyor. Burada ayrıca Türk Ceza Kanunu 145. madde kapsamında çalınan malın değerinin çok düşük olması hâlinde hakimin takdir yetkisinin devreye girebileceği belirtiliyor.

dini değerlendirme ve sonuçlar:

Alo 190 Diyanet Fetva Hattı yetkililerinden edinilen bilgiye göre de 'göz hakkı' diye meşrulaştırılan bu uygulamanın dinde yeri yok. Bahçeden veya başka yerden sahibinin rızası olmadan alınan mal, hem hırsızlık hem de kul hakkı kavramı kapsamında değerlendiriliyor; rıza yoksa alınan eşya zorla alınmış gibi sayılıyor.

Yalım, başkasının bahçesinin, tarlanın veya üzüm salkımının sahibinin emeği olduğunu; bir elma veya bir salkım üzüm olsa bile sahibinden izin alınmadan alınmasının ağır hukuki ve dini sonuçları olabileceğini vurguluyor. Mahkeme süreci, adliye koridorlarına düşme ve sicile işleme riski gibi pratik sonuçların herkes açısından dikkate alınması gerektiğini söylüyor.

Sonuç olarak uzmanlar, bu tür geleneksel gerekçelendirmelere dayanarak eşya alınmaması; sahibinden izin alınması veya meşru savunma, zorunluluk halleri gibi istisnaların somut koşullarının hukuki değerlendirmeye tabi olduğunu hatırlatıyor. İzin alınmadan yapılan her türlü alma eyleminin hem cezai hem de dini sorumluluklar doğurabileceği uyarısı öne çıkıyor.

AVUKAT SÜLEYMAN YALIM, HALK ARASINDA ‘GÖZ HAKKI’ OLARAK TABİR EDİLEN DURUMUN HUKUK ÖNÜNDE DÜPEDÜZ...

AVUKAT SÜLEYMAN YALIM, HALK ARASINDA ‘GÖZ HAKKI’ OLARAK TABİR EDİLEN DURUMUN HUKUK ÖNÜNDE DÜPEDÜZ HIRSIZLIK OLDUĞUNU SÖYLERKEN, ALO 190 DİYANET FETVA HATTI’NDAN EDİNİLEN BİLGİYE GÖRE DE MAL SAHİBİ RIZASI OLMADAN ALINAN EŞYA KUL HAKKINI OLUŞTURUYOR.

Emre Koç

Emre Koç

Bölgesel Haberler Editörü

Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinden servis edilen valilik, belediye ve yerel yaşam haberlerini yönetiyor.

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!