Kalkınma Yolu Projesi'nin ekonomik ve jeopolitik hedefleri
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, SETA'da düzenlenen konferansta Kalkınma Yolu Projesi'nin Türkiye için taşıdığı stratejik ve ekonomik öneme dair kapsamlı değerlendirmeler yaptı. Bakan, projenin yalnızca ulaştırma yatırımı olmadığını; bölgesel ticaret ağlarını yeniden şekillendirebilecek bir stratejik kaldıraç olduğunu vurguladı.
koridorların tamamlayıcı rolü:
Uraloğlu, Türkiye'nin coğrafi ve jeostratejik avantajını öne çıkararak, Orta Koridor, Kalkınma Yolu, Tripp Koridoru ve Modern Hicaz Demiryolu Hattı gibi hatların birbirinin rakibi olmadığını belirtti. Konuşmasında, "Kalkınma Yolu’nu mevcut ticaret ağlarına can suyu veren tamamlayıcı bir güç olarak konumlandırıyoruz" ifadesini kullanarak projenin Doğu-Batı ile Kuzey-Güney hatlarını buluşturan bir omurga görevi göreceğini söyledi.
Uraloğlu, Türkiye'nin artık sadece bir geçiş ülkesi olmadığını; "rotaları planlayan, birbirine bağlayan ve güvenli hale getiren bir merkez ülke" konumuna geldiğini belirtti ve ülkenin "jeostratejik bir güven adası" haline gelişini altyapı yatırımları, kriz çözme kabiliyeti ve diplomasiye bağladı.
ulaştırma altyapısında son 24 yıl:
Bakan, 2002'den bu yana ulaşım altyapısına yapılan yatırımları rakamlarla açıkladı. Karayolu ağında bölünmüş yol seferberliğiyle 6.101 kilometre olan ağın bugünde 30.264 kilometreye çıktığını, otoyol uzunluğunun ise proje ve bağlantı yollarıyla birlikte 1.714 kilometreden 3.848 kilometreye yükseldiğini söyledi. Demiryollarında ise 2002'deki 10.948 kilometre hattın bugün 14.272 kilometreye ulaştığını ve hızlı tren ağı uzunluğunun 2.604 kilometre olduğunu belirtti.
Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı'nın hizmete alınmasının ardından hızlı trenin doğrudan ulaştığı il sayısının 11’den 14’e çıktığını kaydeden Uraloğlu, yeni yüksek hızlı tren projeleriyle hedeflerin net olduğunu; 2028'e kadar hızlı trenin ulaştığı il sayısını 27'ye, 2053'te ise ülkenin dört bir yanını birleştirerek "48 saatte tüm Türkiye'yi dolaşma" hedefine ulaşmayı amaçladıklarını ifade etti.
ekonomik etkiler ve istihdam:
Kalkınma Yolu Projesi'nin bölgesel ekonomik ilişkileri derinleştireceğini söyleyen Uraloğlu, projenin Akdeniz, Basra Körfezi, Irak ve Avrupa arasında yeni bir ticaret ve lojistik koridoru oluşturacağını anlattı. Bakan, projenin Irak'ın ekonomik yeniden inşasına katkı sunarken Türkiye'nin doğu-batı ve kuzey-güney bağlantısallık ağlarındaki merkezi konumunu güçlendireceğini belirtti.
Projeyle ilgili somut beklentilerini paylaşan Uraloğlu, "Sadece ülkemiz açısından projenin 10 yıllık periyotta ekonomimize yaklaşık 55 milyar dolarlık katkı sağlamasını ve üretim ile lojistik merkezlerinin konumlandırılmasıyla her yıl ortalama 70 bin vatandaşımıza istihdam imkanı oluşturmasını öngörüyoruz" dedi. Ayrıca Kalkınma Yolu'nun, Güney Asya ve Uzak Doğu ülkeleri için Avrupa'ya açılan bir kapı olacağını, Doğu Afrika'nın Irak üzerinden Avrupa'ya bağlanmasına katkı sağlayacağını ve Hürmüz Boğazı'na alternatif olarak küresel ticaretin dayanıklılığını artıracağını vurguladı.
Uraloğlu, proje sayesinde Orta Doğu'nun parçalanmış jeoekonomik yapısının yeniden bütünleşme potansiyeline işaret ederek, "Kalkınma Yolu Projesi, Orta Doğu’nun parçalanmış jeoekonomik yapısını yeniden bütünleştirme, Irak’ı bölgesel ticaretin kavşak noktalarından birine dönüştürme ve Türkiye’nin küresel bağlantısallık ağlarındaki konumunu güçlendirme potansiyeline sahiptir" değerlendirmesinde bulundu.
Konferanstaki konuşma, Kalkınma Yolu'nun sadece altyapı yatırımı olmanın ötesinde bölgesel dengeleri ve ticari rotaları etkileyecek stratejik bir proje olarak ele alındığını ortaya koydu.

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANI ABDULKADİR URALOĞLU, KALKINMA YOLU PROJESİ’NE İLİŞKİN, "ÜLKEMİZ AÇISINDAN PROJENİN 10 YILLIK PERİYOTTA EKONOMİMİZE YAKLAŞIK 55 MİLYAR DOLARLIK KATKI SAĞLAMASINI VE ÜRETİM İLE LOJİSTİK MERKEZLERİNİN KONUMLANDIRILMASIYLA HER YIL ORTALAMA 70 BİN VATANDAŞIMIZA İSTİHDAM İMKANI OLUŞTURMASINI ÖNGÖRÜYORUZ" DEDİ.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!