Üç kuşaklık tespih mirası Şanlıurfa'da dükkanını müzeye çevirdi
Şanlıurfa'nın Tarihi Gümrük Han'ında bulunan 50 metrekarelik dükkân, kentte üç kuşaktır yaşatılan tespih geleneğine ev sahipliği yapıyor. 40 yaşındaki Özer Erbülbül, dedesinden ve babasından devraldığı koleksiyonu sergileyerek hem atölye hem de küçük bir müze işlevi görüyor.
Koleksiyonun kapsamı ve korunması:
Erbülbül'ün dükkânında muhafaza edilen koleksiyonun büyüklüğü yaklaşık 1.500 ila 2.000 tespih arasında değişiyor. Koleksiyonda, atadan kalan parçaların yanı sıra kehribar, Oltu taşı ve kuka gibi değerli malzemelerle yapılmış eserler bulunuyor. Usta, Osmanlı döneminden kalma bazı tarihi objeleri yeniden işleyerek tespih haline getiriyor; bu parçalar satışa sunulmuyor, ziyaretçilere sergileniyor ve gelecek nesillere aktarılmak üzere korunuyor.
Erbülbül, dükkanın 1932'den beri aile tarafından işletildiğini ve babasının vefatından sonra bu geleneği sürdürmeye çalıştığını belirtiyor. Kendisinin de bu işin içinde büyüdüğünü, küçük yaşta babasının yanında çıraklık yaptığını ve 1985 doğumlu olduğunu aktarıyor.
Hizmet, satış politikası ve ziyaretçi deneyimi:
Koleksiyondaki tespihlerin değerleri 2 bin liradan yüz binlerce liraya kadar değişiyor; ancak Erbülbül bu parçaları satışa çıkarmıyor ve daha çok sergileme amacı güdüyor. Dükkân aynı zamanda bir atölye ve bakım merkezi olarak hizmet veriyor; tespih tamiri ve yapımı konusunda Şanlıurfa'da hizmet veriliyor. Usta, ürünlerini Türkiye'nin yanı sıra Avrupa ve Körfez ülkelerine gönderdiğini, dünyanın çeşitli bölgelerinden sipariş aldığını ifade ediyor.
Erbülbül tespihin maddi değerinin ötesinde bir anlam taşıdığını vurguluyor: "Bu işte bazen paranın önemi kalmıyor, önemli olan merak ve gönülden bağlılık. Tespihi seven insan için fiyat ikinci planda kalabiliyor." Usta, baba yadigârı mirası çocuklarına aktarmayı amaçladığını söylüyor ve tespih meraklılarını dükkâna çay ve kahve eşliğinde beklediğini belirtiyor.
Ziyaretçi ve esnaf Emre Çadırcı de Erbülbül'ü ziyaret ederek sipariş verdiğini, çocukluk yıllarından beri tespih tutkusu bulunduğunu anlattı. Çadırcı, ölçülerini verdikleri tespihin tamamlandığında kendi iş yerinde satışa sunulacağını ve burada geçirilen zamanın, sohbet ve ikramla birleşince ayrı bir deneyim sunduğunu dile getirdi.
Şanlıurfa'daki bu küçük dükkân, yerel zanaatkârlığın ve aile mirasının somutlaştığı bir mekân olarak hem kent sakinlerinin hem de tespih meraklılarının ilgisini çekmeye devam ediyor.

ÖZER ERBÜLBÜL (SAĞDA), DEDESİNDEN VE BABASINDAN MİRAS KALAN YAKLAŞIK 2 BİN TESPİHİ TARİHİ GÜMRÜK HAN'DAKİ DÜKKANINDA SERGİLEYEREK AİLE GELENEĞİNİ YAŞATIYOR.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!