Üç kuşakta tezgahta: Bolu'da pazarcılığın soğuk ve inatlı mirası
Bolu'da Kavuncu ailesinin tezgâhı, dededen babaya, babadan oğula aktarılan bir mesleğin somut simgesi. 44 yaşındaki Mehmet Kavuncu ile 19 yaşındaki oğlu Hakkı Can Kavuncu, dondurucu soğuklar ve uzun mesailere rağmen aile yadigârı tezgâhı açık tutuyor. Çalışma koşulları, mevsimsel ürün rotasyonu ve kuşaklar arası aktarım hikâyesi aile ekonomisinin ve gündelik yaşamın merkezinde yer alıyor.
Ata meslek tezgahta:
Mehmet Kavuncu, mesleği yaklaşık 20 yıldır sürdürüyor. Oğlu Hakkı Can ise ortaokul yıllarında çalışmaya başlamış; "Baba mesleğinden dolayı başladım. 7’nci, 8’inci sınıfta buralara gelmeye başladık. Buralardan da vazgeçemedik biraz. Hem okul hem burası, böyle böyle devam ettik. Şu an okuldan mezun oldum. Dededen babaya, babadan bana geliyor" diyerek kuşaklar arası bağın altını çiziyor. Aile, pazar tezgâhını hem geçim kaynağı hem de kimlik unsuru olarak görüyor.
Zorlu mesailer ve mevsimsel döngü:
Kavuncular, kış aylarında ağırlıklı olarak yeşillik satıyor; yazın ise turşuluk ürünler, enginar ve bamya gibi sezonluk malzemeler tezgâhta yer alıyor. Hakkı Can, yaz mevsiminde müşterilerin kışlık hazırlıklar için alışveriş yaptığını, bu döngünün aile işinin planlamasında belirleyici olduğunu anlatıyor: "Kışın yeşillik satıyoruz. Yazın da turşuluk var, enginar var, bamya var; sezonluk. Biz de hep yazın kışlık ürünleri satarız. Dolaplık ürünler, kışlık ürünler."
Günün erken saatlerinde başlayan çalışma, yorgunluk ve fiziksel şartlarla birleşiyor. Hakkı Can, mesaisini şöyle özetliyor: "Gecemizi gündüzümüze katarak çalışıyoruz. Gece 2’de ayaktayım, sabah 6’ya kadar. 2 saat uykuyla sabah 8’de buraya geliyorum, pazarımı açıyorum. Kışın saat 8’de geliyorum buraya. Gece 10’a kadar eksi 12, eksi 13 derecelerde soğukta bekliyorum. Ispanak yıkamak için ellerimi soğuk suda bekletiyorum. O kadar zor bir meslek bu."
İşin stresi ve belirsizliği:
Mehmet Kavuncu, pazarcılığın ekonomik dalgalanmalara açık olduğunu belirtiyor: "Esnafız. Meslek dedelerden kalma. Dededen bize, bizden oğullara. Oğlumuz da yanımızda çalışıyor. Devam ediyoruz birlikte. Bazen iyi oluyor, bazen kötü oluyor. Sıcak parayla çalışıyoruz. İşin stresi var. Para kazanıyorsun, kazanamıyorsun. Stres anında birden parlıyorsun oğlana. O yönden de kötülüğü var."
Mehmet, geçen kış yaşadıkları olumsuzluktan da söz ediyor: "Geçen sene kardan dolayı 2-3 hafta pazartesi günleri tezgah açamadık. Yarım metrenin üstünde kar vardı." Bu tür kesintiler, hem gelir hem de planlama açısından aileyi zorluyor.
Kavuncu ailesinin hikâyesi, piyasadaki değişken koşullar, ağır çalışma temposu ve kuşaklar arası bağlılık arasındaki hassas dengeleri gözler önüne seriyor. Tezgâh, onlar için yalnızca ürün satılan bir yer değil; geçmişten bugüne uzanan bir yaşam tarzı ve geleceğe bırakılacak bir miras olarak önem taşıyor.

Dededen babaya, babadan oğula: 3 kuşaklık pazarcılık geleneği
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!