Kabine sonrası ilk mesajlar:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen Kabine Toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, ülke gündemine dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına Zonguldak’taki grizu patlamasında hayatını kaybeden 3 madenci ve Ankara’da askeri araç kazasında şehit olan Albay Sayit Gökgöz için taziye ve yaralılara şifa dilekleriyle başladı.
İç istikrar ve toplumsal birlik:
Erdoğan, bölgedeki belirsizliklerin arttığı bir dönemde hükümetin ülkeyi istikrar ve kalkınma yörüngesinde tutmaya kararlı olduğunu vurguladı. Her görüşten vatandaşın huzurun korunmasında titiz davrandığını belirterek milletin sağduyusuna teşekkür etti. Türkiye’nin komşularıyla ve bölgedeki kardeş ülkelerle ilişkileri güçlendirme gayretini öne çıkaran Cumhurbaşkanı, uzun yıllar kısıtlı münasebetler bulunan ülkelerle yeni ortaklıklar kurulmasının önemine dikkat çekti.
Libya mutabakatı ve Doğu Akdeniz yaklaşımı:
Erdoğan, Libya ile 27 Kasım 2019’da imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatın ardından gelen gelişmeleri değerlendirdi. Mutabakatın geçen hafta Libya Temsilciler Meclisi tarafından oy birliğiyle onaylanmasının, Türkiye-Libya ilişkileri bakımından tarihi ve değerli bir adım olduğunu söyledi. Ayrıca bu kararın, Türkiye’nin savunduğu "Tek Libya, Tek Devlet" ilkesinin mutabakat özelinde vücut bulması bakımından önemine işaret etti.
Anlaşmazlıkların çözümünde diyalog çağrısı:
Doğu Akdeniz politikalarının amacının başkalarını dışlamak değil, Türkiye’nin deniz yetki alanı hak ve menfaatlerini korumak olduğunu belirten Erdoğan, anlaşmazlıkların barışçıl ve diyalog yoluyla çözülmesini savundu. Avrupa Birliği başta olmak üzere bazı aktörlerin mutabakata yönelik eleştirilerine "hiçbir meşru gerekçesi yok" diyerek karşı çıktı ve gerçeklikten kopuk agresif söylemlerin kimseye fayda sağlamayacağını vurguladı. Cumhurbaşkanı, Türkiye’yi Doğu Akdeniz’den dışlamaya çalışanlara, ülke ile Libya’nın ortak iradesine saygı gösterilmesini beklediklerini tekrar hatırlattı.
Demokrasi, basın ve kamu düzeni mesajı:
Erdoğan, Türkiye’nin 86 milyon vatandaşla birlik içinde yaşadığını; ülkenin sokakta teslim edilecek bir ülke olmadığını belirtti: "Türkiye sokakta bulunmamıştır. Sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir." Basın özgürlüğü vurgusunu yineleyerek, medyada çeşitliliğin gelişmiş olduğunu, farklı görüşlerin yayınlandığını söyledi; ancak alengirli ilişkilerle yürütülen operasyonlara müsaade edilmeyeceğini ifade etti. Siyasi rekabetin demokratik zeminde sürdürülmesi gerektiğini, siyasetin husumet davasına dönüştürülmesinin tehlikeli olduğunu kaydetti.
2027 bütçesi: öncelikler ve rakamlar:
Cumhurbaşkanı, 2027 yılı merkezi yönetim bütçe teklifinin Meclise sunulduğunu anımsatarak bütçenin ana hedeflerini açıkladı. Erdoğan, bütçe giderlerinin 27 trilyon 276 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 23 trilyon 408 milyar lira olarak öngörüldüğünü belirtti. Hedeflerin; üretim gücünü ve rekabet kapasitesini güçlendirmek, ekonomiyi dış şoklara karşı dayanıklı kılmak ve makroekonomik istikrarı korumak olduğunu söyledi.
Afet ve kentsel dönüşüm önceliği:
Depreme dayanıklılık vurgusuyla 2027 bütçesinde kentsel dönüşüm ödeneklerinin yüzde 176 artırılarak 276 milyar lira'ya çıkarıldığını, sosyal konut ödeneğinin yüzde 150 artışla 250 milyar lira olduğunu kaydetti. Afetlere yönelik ayrılan toplam tutarın ise 769 milyar lira olduğunu söyledi. 2026 sonu itibarıyla deprem bölgelerinde yapılan harcamanın güncel fiyatlarla 5,4 trilyon lira seviyesine ulaştığını ve 11 ilde 455 bin konut ve iş yerinin hak sahibi ailelere teslim edildiğini hatırlattı.
Ekonomi, istihdam ve sosyal harcamalar:
Erdoğan, 2026'yı yüzde 3,3 büyümeyle kapatma, 2027'de yüzde 4,2 büyüme öngördüklerini; istihdamın 657 bin kişi artmasını, iş gücüne katılım oranının yüzde 53,4'e yükselmesini ve işsizlik oranının yüzde 8'e gerilemesini beklediklerini söyledi. 2027 bütçesinde eğitime yüzde 13,7 pay ayrıldığını; Millî Eğitim Bakanlığı ödeneğinin 2 trilyon 459 milyar lira, yükseköğretim dâhil eğitim bütçesinin toplam 3 trilyon 747 milyar lira seviyesine ulaştığını belirtti. Sağlığa ayrılan ödenek 2 trilyon 134 milyar lira, sosyal güvenlik ile birlikte toplam sağlık harcaması 4 trilyon 532 milyar lira olarak açıklandı.
Ayrıca sosyal yardım ve desteklemelere 1 trilyon 341 milyar lira ayırdıklarını, asgari ücrete kadar tüm ücretleri vergi dışı tutma uygulamasını sürdürerek çalışanların gelirlerine vergi istisnası yoluyla 1 trilyon 460 milyar lira katkı sağlayacaklarını ifade etti. Tarıma 1 trilyon 305 milyar lira, reel sektör desteklerine ise (tarımsal krediler sübvansiyon desteği hariç) 658 milyar lira ayırdıklarını söyledi. Savunma ve güvenlik harcamaları toplamı 3 trilyon 454 milyar lira (savunma 2 trilyon 206 milyar, iç güvenlik 1 trilyon 248 milyar) olarak açıklandı. Yatırımlara ayrılan tutar ise bütçenin yüzde 10,4
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!