Antalya'da küresel imece: Varank'tan COP31'e uygulama vurgusu
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen 4. İklim Haftası ve Bakü İklim Eylem Haftası açılışında COP31 hazırlıklarına dair somut mesajlar verdi. Varank, tek ülkenin çabasıyla iklim krizinin durdurulamayacağını belirterek Antalya'da ortaklık ve uygulamaya odaklı bir yaklaşım geliştireceklerini açıkladı.
Baku'daki çağrı ve ortak irade:
Varank konuşmasında sınırların iklim etkilerini durdurmadığına dikkat çekti; sel ve kuraklık gibi etkilerin coğrafya tanımadığını vurguladı. Bu nedenle iklim adaletinin rehberlik etmeye devam edeceğini söyleyen Varank, COP31 masasında kırılgan coğrafyaların sesini duyuracaklarını ifade etti. Şamahı'da müzakerecilerle yapılan hazırlık toplantılarının ardından Bakü'nün uygulamaya geçiş yönündeki çabaları pekiştirdiğini aktardı.
Varank, geçmiş COP başkanlıklarının katkılarına atıf yaparak COP29'un karbon piyasaları konusundaki ilerlemelerini takdir etti ve bu kazanımların Antalya yolunda güçlü bir temel oluşturacağını belirtti.
COP31'in öncelikleri ve hedefleri:
Varank, COP31 misyonunu "taahhütleri somut çıktılara, girişimlere ve yatırımlara dönüştürmek" olarak özetledi. Eylem gündeminin 10 öncelik alanı olduğunu söyleyen Bakan Yardımcısı, bu temalar arasında temiz enerji geçişi, sıfır atık, iklim dirençli şehirler, yeşil sanayileşme, gençlik ve eğitim, gıda güvenliği, okyanuslar ve denizler, dirençli sağlık sistemleri, Rio sinerjisi ve iklim uygulama köprüsünün bulunduğunu belirtti.
Varank, COP31 Başkanı Murat Kurum'un Bonn ve New York etkinliklerinde açıkladığı ölçülebilir hedeflere değinerek Türkiye'nin somut hedeflerini paylaştı: 2035'e kadar nihai enerji tüketiminde elektriğin payının yüzde 35'e çıkarılması, küresel atık artış öngörüsünün yarıya indirilmesi, binalarda enerji yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılması ve imalatta geri dönüştürülmüş malzeme oranının en az yüzde 15'e çıkarılması gibi hedefler ön plana kondu.
Ayrıca iklim değişikliğinin eğitim müfredatlarına entegrasyonu hedefiyle 2030'a kadar eğitim programlarına dâhil edilecek, 2035'e kadar toplum genelinde güçlü bir iklim farkındalığı oluşturulması amaçlanıyor. Varank, iklim uygulama köprüsü aracılığıyla ulusal katkı beyanlarının uygulanmasını hızlandırmayı ve yatırıma hazır proje portföyleri geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi.
Finansman açığı ve iş dünyasına çağrı:
Varank, finansmanın COP31'in en önemli zorluğu olduğunu vurguladı. İstanbul İklim Finansmanı zirvesinde paylaşılan rakamlara atıfla küresel iklim finansmanı ihtiyacının yıllık 7.5 ila 9 trilyon dolar arasında, mevcut akışların ise yaklaşık 1.9 trilyon dolar düzeyinde olduğunun altını çizdi. Bu farkın sadece kamu bütçeleriyle kapatılamayacağını söyleyen Varank, bankaları, yatırımcıları ve şirketleri yeşil dönüşümün merkezine davet etti.
Hedefin finansmanı ve ihtiyaç duyan ülkeleri aynı köprü üzerinde buluşturmak olduğunu aktaran Bakan Yardımcısı, Antalya'da bu yaklaşımı somut ortaklıklar, projeler ve yatırım paketleriyle taçlandırmayı planladıklarını belirtti.
Uygulamaya dönük hazırlıklar ve bölgesel işbirlikleri:
Varank, Nisan'da Kore İklim Haftası'nda başlatılan iklim uygulama köprüsü, yeşil sanayileşme ve sıfır atık temalarının Bakü'de elektrikifikasyon, iklim dirençli şehirler, döngüsel ekonomi ve sağlık eksenlerinde devam edeceğini söyledi. Katılımcıları ölçeklendirilebilir çözümler, ortaklık modelleri ve uygulama için gerekli finansman ile teknik desteği tartışmaya davet etti.
Varank, Bakü'den New York'a, Londra'dan Fiji'ye uzanan süreçte ortak hareket ettiklerini, Fiji'de yapılacak COP öncesi toplantıda en kırılgan Pasifik ülkelerinin sesini birlikte dünya sahnesine taşıyacaklarını ifade etti.
Antalya'da 'imece' günü ve başarı ölçütü: Bakan Yardımcısı, Anadolu'nun imece geleneğinden ilhamla 19 Kasım'ı ortak çalışma günü olarak ilan ettiklerini belirtti. Yunus Emre'ye atıfla 'bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz' sözünü anımsatan Varank, teknolojinin, finansmanın ve bilginin paylaşılmasıyla krizin birlikte aşılacağını söyledi. Antalya'daki başarının bildirgelerde yazılı kelimelerle değil sahada yaratılacak gerçek dönüşümle ölçüleceğini vurguladı.
Varank sözlerini, Antalya'ya yalnızca daha güçlü hedeflerle değil, bu hedefleri hayata geçirecek ortaklıklar, projeler ve finansmanla ulaşacaklarını belirterek tamamladı: "Diyalogla başlayacağız, uzlaşı ile büyüteceğiz, aksiyonla hayat vereceğiz."
COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Türkiye ev sahipliğinde Antalya EXPO Alanı'nda düzenlenecek. Resmi müzakerelerin ve nihai anlaşma metinlerinin 19 Kasım'da karara bağlanması bekleniyor; Varank'ın vurguladığı uygulama odaklı yaklaşım ve küresel işbirliği çağrısı, önümüzdeki hazırlık süreçlerinin merkezinde yer alacak.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank 4. İklim Haftası ve Bakü İklim Eylem Haftası'nın üst düzey açılış programındaki konuşmasında, "İklim krizini tek bir ülkenin gücüyle durdurmak mümkün değil. Türkçe'de imece dediğimiz bu birlikte çalışma kültürüne 19 Kasım gününü ayırdık. Yunus Emre'nin dediği gibi bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz. Teknolojiyi, finansmanı ve bilgiyi paylaştığımızda bu krizden birlikte güçlenerek çıkacağız. Antalya'da küresel imeceyi kuracağız" dedi.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!