Bin 200 rakımda başlayan deneme, bölge için yeni bir fırsat sundu
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 18 yıl önce başladığı deneme ile dikkati çeken üretici Naci Yıldızan, 2006'da bahçesine diktiği 5 kestane fidanıyla ilk meyvelerini üçüncü yılında aldı. Zaman içinde verimi gözlemleyerek ağaç sayısını artıran Yıldızan, bugün 20 ağaç ile üretimini sürdürüyor. Üreticideki bu sabır ve dikkatli gözlem, bin 200 rakımda kestane yetiştirilebileceğine dair bölge çiftçilerine somut bir örnek oluşturdu.
Deneme süreci ve tozlaşmanın önemi:
Yıldızan, doğru çeşit seçimi ve tozlaşmanın verim için belirleyici olduğunu vurguluyor. Kullandığı 'Hacı Ömer' cinsi için "Türkiye'nin en kaliteli çeşitlerinden biri" değerlendirmesini yapıyor ve daha önce bölgede verim alınamamasının temel nedeninin yeterli tozlaştırıcı ağacın bulunmaması olduğunu belirtiyor. Kestane deneyimine 5 ağaç ile başlayan üretici, verimi görünce sayıyı artırarak istikrarlı bir üretim düzeyine ulaştı.
Yıldızan, bu yıl için ağaç başına yaklaşık 40-50 kilogram ürün beklediğini söylüyor; bu rakamlar, bölgedeki çiftçiler için ekonomik hesaplamalarda cazip bir alternatif oluşturuyor.
Pazar, muhafaza ve bölgesel avantajlar:
Kestanenin kiraza göre pazarlama ve muhafaza açısından üreticiye sağladığı avantajlar öne çıkıyor. Yıldızan, geçen yıl ürünü iriliğine göre ayırıp sattığını ve "küçük kestanelerin kilogramını 400 liradan, iri olanları ise 500 liradan toptan sattım" şeklinde fiyat bilgisini paylaştı. Ayrıca üretim sürecinde su dışında herhangi bir ilaç kullanmadıklarını ifade ederek sürdürülebilir bir üretim profilini işaret ediyor.
Hasat zamanlaması da kestanenin değerini artırıyor; ekim ayında yapılan hasat, ürünün mart ve nisan aylarına kadar pazarlanabilmesine olanak tanıyor. Bu da kiraz gibi kısa hasat ve muhafaza dönemleri olan ürünlere kıyasla üreticiye daha rahat bir satış süreci sunuyor.
Coğrafi açıdan Feke ve Saimbeyli'nin dağlık yapısı da kestane üretimi için elverişli görülüyor. Yıldızan, bölgenin rakım ve iklim koşullarının bu ürün için uygun olduğunu belirterek kestanenin yaygınlaştırılmasını hedefliyor.
Bölgede denemeyi izleyenlerden Ahmet Kaytancı ise Naci Yıldızan'ın 18 yıllık çalışmasının ardından elde edilen sonuçların umut verici olduğunu belirtiyor; özellikle iç dolgunluk ve kalite açısından olumlu değerlendirmeler yapılıyor. Yerel halk ve üreticiler, bu örnekten yola çıkarak kestanenin alternatif bir gelir kaynağı olabileceğini düşünüyor.
Sonuç olarak, Saimbeyli'deki bu uzun soluklu deneme, doğru çeşit ve uygulamalarla yüksek rakımlı dağlık alanlarda kestane üretiminin mümkün olduğunu gösteriyor. Hacı Ömer çeşidinin sağladığı verim, pazarlama esnekliği ve raf ömrü avantajları, bölge çiftçileri için değerlendirilebilecek yeni bir tarımsal seçenek sunuyor.

NACİ YILDIZAN (SOLDA) VE AHMET KAYTANCI (SAĞDA) BAHÇEYİ İNCELEDİ
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!