Safranbolu'nun yaşayan arastası
Karabük'ün Safranbolu ilçesindeki Demirciler Çarşısı, Sadrazam İzzet Mehmet Paşa tarafından 1796'da Akçasu Deresi'nin iki yakasına kurulmuş, yüzyıllardır demir işçiliğinin sürdüğü bir merkez olarak ayakta kalıyor. UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan çarşı; tarihi dokusu, atölye atmosferi ve el emeğiyle üretilen parçalarıyla bölge kimliğinin vazgeçilmez parçası olmayı sürdürüyor. Ancak bugün çarşıda geleneksel demircilikle uğraşanların sayısı hızla azalıyor ve çırak yetişmemesi mesleğin geleceğini tehlikeye atıyor.
Tarihten günümüze arasta düzeni:
Yörede eskiden her meslek grubunun kendine ait bir arastası vardı: Yemeniciler Arastası, Saraçlar Arastası, Semerciler Arastası ve karşısında Kalaycılar ile Bakırcılar Arastası gibi birimler... Demirciler Çarşısı yine aynı kuruluş amacını koruyan tek arasta olarak öne çıkıyor. Geçmişte balta, kazma, tırmık, kürek gibi tarım aletleri ile kapı kilidi, tokmak, kulp ve menteşe gibi ürünlerin üretildiği çarşı, fabrikasyon üretimin yaygınlaşmasıyla işlev değişimine uğradı; birçok dükkan hediyelik eşyaya dönüştü.
Restorasyonun gereksinimi ve ustaların yöntemi:
UNESCO tescili sonrası tarihi evlerin restorasyon çalışmaları, geleneksel demir işçiliğine yeniden ihtiyaç doğurdu. Bu talebe karşılık veren ustalar, kapı kilitleri ve diğer demir aksamları için geçmiş teknikleri kullanarak üretime devam ediyor. Bununla ilgili olarak çarşıdaki UNESCO tescilli kilit ustası Hüseyin Özdemir şunları vurguluyor: "1796 yılındaki ustalarımız ne yaptıysa biz de aynısını yapmaya çalışıyoruz. Ustalarımız ve kalfalarımız aynı dükkanda yetiştiği için bu işin yabancısı değiliz. Meslek, adeta dededen toruna aktarılır gibi bugüne kadar ulaştı."
Ustaların durumu ve genç kuşak endişesi:
Günümüzde geleneksel demirciliği sürdürenlerin sayısı sadece 4 usta ile sınırlı. Bu durum, çırak yetişmemesi nedeniyle mesleğin devamı konusunda ciddi kaygılar doğuruyor. Ustalar, dükkânların hediyelik eşya satılan yerlere dönüşmesi ve gençlerin esnaflığa ilgi göstermemesi sebebiyle mesleğin geleceğinin tehlikede olduğunu belirtiyor. Özdemir’in sözleri durumu özetliyor: "Ancak şuanda sıcak demirin geleceği soğuk oldu. Gençlerin bu tür mesleklere ilgi göstermemesi bu mesleğin sonuna getiriyor."
Çarşının en genç ustası Cihan Ünal (30) ise 15 yaşından beri bu işle uğraştığını, Türkiye'nin en genç kilit ustalarından biri olduğunu söylüyor. Ünal, mesleğin benden sonra da sürmesini dilediğini belirterek, restorasyonlarda Osmanlı kilitçiliği üzerine yapılan işlerde aktif rol aldığını ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı" kartına layık görüldüğünü ifade etti. Ustalar hem mesleğin teknik mirasını korumaya çalışıyor hem de gelecek kuşakların eksikliğiyle mücadele ediyorlar.
Demirciler Çarşısı'nın kaderi, hem yerel sahiplenme hem de gençlerin zanaata yönelmesiyle doğrudan bağlantılı. Tarihi atölyelerin kapı kilitleri, tokmakları ve menteşeleriyle yaşatılabilmesi, çırak-usta ilişkisinin yeniden kurulmasına bağlı görünüyor.

230 yıllık Demirciler Çarşısı'nda demirin ateşi sıcak geleceği soğuk
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!