Erzurum'daki Ane Hatun türbesi: mezar kitabesi şiirsel sözlerle tarih fısıldıyor
Erzurum Muratpaşa Mahallesi'nde, Muratpaşa Camii haziresinin güney köşesinde yer alan Ane Hatun Türbesi, IV. Sultan Mehmed döneminde 1649 yılında inşa edildi. Türbe, mimari olarak Osmanlı geleneğinde sık görülen baldaken tarzında, dört tarafı açık kare planlı bir yapı olarak günümüze ulaştı.
Kitabe ve şiirsel ifadeler:
Türbenin kuzeydoğu ayağında bulunan 33'e 42 santimetre ölçülerindeki mermer kitabede Anе Hatun'un kimliğine ve ölümüne dair dizeler yer alıyor. Kitabede yer alan eski metin şu satırlardan oluşuyor:
Ah kim bu kızı Morav Hanın - gitti bir narire’i hüsn idi şeha / Cennete arz-i cemal etdikde - reşkedüp hıdmetin itti hûra / Zumî der tarihini tiz öldü - Nâzeninim Ane Hanım hayfa
Günümüz Türkçesiyle metnin anlamı, yaklaşık olarak şudur: güzelliğin nuru olan Morav Han'ın kızı vefat etti; cennette yüzünü gören huriler onu kıskanıp hizmetinde bulundu; şair Zümî ölümüne tarihte şu dizeyi düşürdü: Nazlı sevgilim Ane Hanım çok erken öldü, eyvah. Kitabenin sonunda ise Hicri 1059 tarihi bulunuyor.
Ane Hatun'un kimliği ve mezar düzeni:
Tarihi kaynaklar ve araştırmacılar, türbede yatan kişinin Osmanlı hizmetine giren Gürcü komutan Giorgi Saakadzenin kızı Ana Saakadze olduğunu aktarıyor. Araştırmacı Taner Özdemir, bulunduğumuz alanın Ane Hatun Türbesi olduğunu belirterek, buradaki üç sandukadan birinin Ane Hatun'a ait olduğunu, diğer iki küçük mezarın kitabelerinin silinmiş olması nedeniyle kime ait olduğunun kesinleşmediğini ifade ediyor.
Türbenin kesme taştan örülen dört ayağı sivri kemerlerle birbirine bağlanıyor ve üzeri kubbe ile örtülü. Yapının ölçüleri 3,38 metreye 3,38 metre olarak kaydedilmiş; içeride biri büyük, ikisi küçük olmak üzere toplam üç mezar bulunuyor. Büyük mezarın Ane Hatun'a ait olduğu kabul edilirken, küçük iki mezarın kimlikleriyle ilgili farklı görüşler mevcut.
Tarihsel bağlam ve koruma önerileri:
Taner Özdemir, Ane Hatun'un 17. yüzyılda Osmanlı ve İran arasındaki çekişmeler sırasında babasıyla ilişkili olarak Osmanlı himayesine sığınan bir aileye mensup olduğunu, rivayetlere göre Erzurum'da yaşadığı dönemde İslamiyeti seçtiğini ve şehirde hayır işleriyle halkın sevgisini kazandığını söylüyor. Ayrıca Erzurum'da Ana, Ane gibi adların yaygın olmasının bu sevginin bir göstergesi olduğuna dikkat çekiliyor.
Özdemir, türbenin tarihî ve kültürel değerinin korunarak turizme kazandırılması gerektiğine inanıyor. Bu bağlamda kitabenin taşıdığı şiirsel ifade, Hicri 1059 tarihi ve yapı özellikleri, mekanın hem yerel hafıza hem de ziyaretçi ilgisi açısından ön plana çıktığını gösteriyor.
Yerel yetkililer ve koruma uzmanları için türbenin özgün dokusunu koruyacak şekilde erişilebilir hale getirilmesi, kitabenin tespit ve okunabilirliğinin artırılması ile alanda yapılacak düzenlemelerin öncelikli adımlar olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

ERZURUM'UN MURATPAŞA MAHALLESİ'NDE, MURATPAŞA CAMİİ HAZİRESİNİN GÜNEY KÖŞESİNDE YER ALAN ANE HATUN TÜRBESİ, 1649 YILINDA IV. SULTAN MEHMED DÖNEMİNDE İNŞA EDİLDİ.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!