Hükümetin yeni duruşu:
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, Avam Kamarası’nda yaptığı konuşmada İsrail’in Batı Şeria politikalarını güçlü sözlerle eleştirdi ve Londra hükümetinin tutumunda kayda değer bir değişiklik duyurdu. Miliband, Britanyalı bir Yahudi olduğunu ve ailesinin tarihten kaynaklanan derin bağlılıkları olduğunu vurgulayarak sözlerine başladı ve iki devletli çözümün hem İsrail hem de Filistin halklarının güvenliği için vazgeçilmez olduğunu yineledi.
Miliband'in suçlamalarının odağı:
Bakan, Batı Şeria’da yaşanan uygulamaları tanımlarken eski İsrail yetkililerinin sözlerinden alıntılar yaptı. Eski başbakan Ehud Olmert ve emekli tuğgeneral Efraim Sneh gibi isimlerin “etnik temizlik” tanımlamalarını anımsatan Miliband, İngiliz hükümetinin de “Batı Şeria’nın bazı bölgelerinde yerleşimci teröristler tarafından Filistinlilere yönelik etnik temizlik yapıldığı görüşüne katıldığını” açıkladı.
Bakan, evlerin buldozerlerle yıkıldığını, yollar ve altyapının tahrip edildiğini ve ailelerin zorla çıkarıldığını belirterek devletin bu eylemlere sıklıkla göz yumduğunu veya bazı hükümet mensuplarının zorla yerinden edilme süreçlerini destekleyen açıklamalar yaptığını savundu. Miliband, bu tespitin ağırlığının farkında olduğunu söyleyip yaşananların açıkça dile getirilmesinin adaletin sağlanmasının başlangıcı olması gerektiğini ifade etti.
Yasal ve ticari adımlar:
Miliband, İngiltere'nin uzun süredir yerleşimleri yasa dışı olarak gördüğünü hatırlatırken, Uluslararası Adalet Divanı’nın 2024 kararına atıfta bulunarak hükümetin resmi görüşünün işgalin hukuka aykırı olduğu yönünde olduğunu açıkladı. Bu yaklaşımın ekonomik ilişkilerde de sonuçları olacağını vurguladı.
Bakan bugün bir dizi somut önlem duyurdu: işgal altındaki topraklarda bulunan yasa dışı yerleşimlerden gelen mallara ithalat yasağı getirilecek; yerleşimlerin genişlemesi için inşaat, altyapı finansmanı ve gayrimenkul hizmeti sunan şirket ve kişilere karşı adımlar atılacak; ayrıca bu yerleşimlerin İngiltere’de reklamı yapılması yasaklanacak. Miliband, söz konusu yasal düzenlemelerin yürürlüğe girmesinin altı ile dokuz ay süreceğini belirtti.
Silah ihracatı konusunda da sert bir çizgi izlendiğinin altını çizen Miliband, Gazze’de kullanıldığı belirtilen silahlara ilişkin 30’dan fazla ihracat izninin askıya alındığını ve artık işgale somut katkıda bulunan silah ve diğer ürünlerin ihracatına yönelik tüm izin başvurularının reddedileceğini söyledi. Bu yasakların işgal sürdüğü müddetçe uygulanacağını ekledi.
Gazze ve uluslararası hukuka ilişkin değerlendirme:
Konuşmasında Gazze’de yaşanan insani tablodan da söz eden Miliband, “En az 20 bini çocuk olmak üzere 70 binden fazla insan öldürüldü” ve yaklaşık 2 milyon insanın bölgenin üçte birine sıkıştırıldığını belirtti. Hayat kurtaran yardımlara erişimin engellendiğini, hastanelerin yıkıldığını ve evlerin çoğunun harabeye döndüğünü ifade etti.
Bakan, bu vakaların uluslararası insancıl hukukun ihlali olduğu görüşünü paylaştı ve Birleşmiş Milletler ve bağımsız soruşturma raporlarının, savaş suçları işlendiğine dair giderek artan kanıtlar sunduğunu söyledi. Soykırım iddialarının kapsamlı ve adil yargı süreçleriyle incelenmesini desteklediğini ve bu meselenin Uluslararası Adalet Divanı’na taşınmasının isabetli olduğunu vurguladı.
Uluslararası eşgüdüm ve tepkiler:
Miliband, duyurunun eş zamanlı olarak Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere dışişleri bakanlıklarının ortak açıklamasıyla desteklendiğini aktardı. İngiltere'nin bu önlemlerle hedefinin İsrail devleti değil, yasa dışı yerleşimler ve bunların genişletilmesi olduğunu özellikle belirtti ve İsrail ile ticari ilişkilerin sürdürüleceğini ekledi.
Muhalefetin eleştirisi:
Ana muhalefet cephesinden Gölge Dışişleri Bakanı Tom Tugendhat ise Miliband’ın açıkladığı tedbirlerin etkisiz ve zararlı olacağını savundu. Tugendhat, Filistin ve İsrail ekonomilerinin birbirine bağlı olduğunu öne sürerek uygulamanın uygulanabilirliğine dair kuşkularını dile getirdi ve bu adımın İsrail’de aşırılık yanlılarına yarayabileceğini iddia etti. Ayrıca Tugendhat, Dışişleri Bakanlığı’nı sadece masum insanlara zarar verecek politikalar uygulamakla suçladı.
Avam Kamarası’ndaki tartışma, İngiltere’nin İsrail-Filistin politikası ekseninde hem hukuki hem de ekonomik adımları yeniden tanımladığı bir dönemin işareti olarak değerlendiriliyor. Miliband’in açıkladığı paket, önümüzdeki aylarda uygulamaya konulurken tartışmaların da yoğunlaşacağı anlaşılıyor.

İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, İsrail'i Batı Şeria'da etnik temizliğe göz yummakla suçlayarak, "İngiliz hükümeti, Batı Şeria'nın bazı bölgelerinde yerleşimci teröristler tarafından Filistinlilere yönelik etnik temizlik yapıldığı görüşüne katılmaktadır" dedi.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!