Organ ve Doku Bağışı Haftası'nda Bilkent Şehir Hastanesi'nden farkındalık etkinlikleri
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, Organ ve Doku Bağışı Haftası kapsamında düzenlediği etkinliklerle organ bağışının hayat kurtarıcı rolünü ve toplumda oluşturulmak istenen sorumluluk bilincini öne çıkardı. Etkinliklerde hem organ nakli bekleyenlerin hem de nakil olmuş hastaların yaşadıkları süreçler paylaşılarak bağış çağrısı yapıldı.
Hastanenin kapasitesi ve nakil verileri:
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Levent Öztürk, hastanenin Türkiye ve Avrupa'nın en büyük eğitim-araştırma hastanelerinden biri olduğunu belirterek altyapı ve insan gücünü anlattı. Hastanede 4 bin 50 yatak, 125 ameliyathane ve 830 öğretim üyesi bulunduğunu söyleyen Öztürk, kurumun aynı anda dört soliter organ naklini gerçekleştirebilecek kapasitede olduğunu vurguladı. Öztürk, 'Akciğer, kalp, karaciğer ve böbrek naklini organ bulunduğu takdirde yılın 365 günü yapabilecek imkana sahibiz' ifadelerini kullandı.
Öztürk ayrıca hastanenin açıldığından bu yana gerçekleştirdiği nakil sayılarını paylaştı: 49 kalp, 53 akciğer, 189 karaciğer ve 243 böbrek nakli yapıldı. Öztürk, tek kısıtlayıcı faktörün yeterli organ bulunmaması olduğunu belirterek organ bağışının önemine dikkat çekti.
Hekimlerin ve sorumlu müdürün değerlendirmesi:
Organ Nakli Mesul Müdürü Prof. Dr. Birol Bostancı da haftanın önemine işaret ederek hastanede sadece klasik organ nakillerinin değil, yüz, el ve ince bağırsak gibi nakil uygulamalarının da bulunduğunu aktardı. Bostancı, 'Türkiye’nin en fazla kornea nakli yapma sayısına sahibiz, tüm imkanlarımız var' diyerek göz nakli konusundaki deneyimi öne çıkardı.
Hastaların yaşadıkları ve çağrıları:
Organ nakli sürecini yaşayan hastalar etkinlikte duygularını paylaştı. Doğum anında çoklu organ kaybı yaşayan ve karaciğer nakli olan Eda Aktaş, yoğun bakımda zor bir dönem geçirdiğini ancak nakilden sonra hayata tutunduğunu anlattı: 'Doğum anında gebelik zehirlenmemden dolayı vücudum kendini toparlayamadı ve çoklu organ kaybı yaşadım. 1 buçuk ay boyunca bebeğimi hiç göremedim. Nakilden sonra kendime gelebildim... Organların toprak olmaması gerekir.' Aktaş, nakilden bu yana üç yıldır sağlıklı bir yaşam sürdüğünü ifade etti.
Akciğer nakli olan Hasan Koç ise sürecin zorluklarına dikkat çekerek bağışın önemini vurguladı: 'Süreç zorlu geçti. Basit bir süreç değil. Bu dünya üzerinde yapılabilecek en güzel sevaplardan birisi. Toprak olup gideceğine herhangi bir hastaya birçok organınız gerçekten hayat olabiliyor. Nakil olalı 3 sene oldu. Şu anda yaşadığım hayat muazzam derecede güzel.'
Etkinlikler boyunca vurgulanan ortak mesaj, organ bağışının yalnızca bireysel bir tercih değil, başkalarına umut olabilecek toplumsal bir sorumluluk olduğuydu. Hastane yetkilileri, altyapı ve uzman birikiminin yeterli olduğunu; asıl ihtiyaç olanın düzenli ve yaygın bağış olduğunu tekrar dile getirdi.

ORGAN VE DOKU BAĞIŞI HAFTASI DOLAYISIYLA ANKARA BİLKENT ŞEHİR HASTANESİ’NDE ORGAN BAĞIŞININ ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKMEK VE TOPLUMDA FARKINDALIK OLUŞTURMAK AMACIYLA ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER GERÇEKLEŞTİRİLDİ.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!