panelde organ bağışının önemine dikkat çekildi
Samsun Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen 'Bağışla Yaşat' panelinde organ bağışı süreçleri, naklin dini boyutu ve hem organ nakli olmuş hem de nakil bekleyen hastaların deneyimleri ele alındı. Etkinlikte en dikkat çeken sözler, 7 yıldır böbrek nakli bekleyen Aydın Pars'tan geldi; Pars, diyalizin günlük yaşamdaki kısıtlarını ve aile üzerindeki etkisini katılımcılarla paylaştı.
bireyin günlük hayatı ve beklentisi:
Aydın Pars panelde, 7 yıldır organ beklediğini belirterek diyalize girme zorunluluğunun yaşamını nasıl kısıtladığını anlattı. Ailesinin büyük destek verdiğini vurgulayan Pars, "Günde 16 saat diyaliz alıyorum" sözleriyle tedavi sürecinin ağır yüküne dikkat çekti. Pars, basit bir geziye çıkamamak, pazarda gördüğü bir meyveyi yiyememek gibi günlük kısıtları paylaşarak, domates gibi bazı besinlerin kendisine yasaklandığını aktardı.
Konuşmasında eşine teşekkür eden Pars, aile bütünlüğünün bozulduğunu ve moral yüksek tutulsa da duygusal yükün tüm aileye yansıdığını söyledi. En büyük dileğini ise basitçe şu cümleyle özetledi: "İnşallah ben de bir gün bu suları doya doya içmek, doya doya yemek isterim." Pars bu sözlerle organ bağışına bir çağrı yaptı ve herkesten bir el uzatmasını istedi.
sistem verileri, koordinasyon ve uyarılar:
Organ Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Mehmet Kazak panelde, beyin ölümü tespitinde yüksek oranda tespit yapıldığını ancak bu tespitlerin bağışa dönüşme oranında sorun yaşandığını vurguladı. Kazak, "Her gün 10 kişi ölüyor. İki saatte bir kişiyi biz organ beklerken kaybediyoruz." ifadeleriyle organ teminindeki yetersizliğin sonuçlarını dile getirdi.
Kazak, Türkiye'deki bağış oranlarına dikkat çekerek, İspanya'da yüzde 90 civarında bağış olduğunu, Türkiye'de ise bu oranın %15 ila %20 seviyelerinde seyrettiğini belirtti. Yılda ortalama 5 binden fazla, 6 binden fazla nakil yapıldığına rağmen organ bekleyen sayısının azaltılamadığını söyleyen Kazak, beyin ölümü tespitinden aile onay sürecine ve ameliyathane koordinasyonuna kadar uzanan zorlu bir süreçten söz etti.
Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, programda organ bağışının sadece bir kişiyi değil, o kişinin ailesini, çocuklarını ve çevresini etkilediğini hatırlattı. Uras, "Her bağış yeni bir hayat, her bilinçli karar yeni bir umut demektir" diyerek toplumun doğru bilgilendirilmesinin gerekliliğine vurgu yaptı.
Samsun Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mahmut Ulubay ise organ yetmezliği nedeniyle sürdürülen uzun süreli tedavilerin hastalar, aileleri ve sağlık sistemi açısından önemli bir yük oluşturduğunu belirtti. Ulubay, kullanılan ilaç, cihaz ve malzemelerdeki dışa bağımlılık göz önüne alındığında kaynakların verimli kullanılmasının önemine işaret etti ve organ bağışı konusundaki tereddütleri gidermek için aile içi iletişimin teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.
Panelde İl Müftüsü Hasan Güneş organ bağışı ve naklinin dini boyutunu anlattı. Etkinlik, Fikret Damar’ın gerçekleştirdiği konserle sona erdi.
Panelde vurgulanan ortak mesaj, organ bağışının hayat kurtardığı, her bağışın birden fazla kişiye umut olabildiği ve toplumun bu konuda doğru ve anlaşılır bilgilenmeye ihtiyacı olduğuydu. Yetkililer, bağış kararının sağlıkliyken aileyle paylaşılmasının önemini yineledi.

AYDIN PARS AÇIKLAMALARDA BULUNDU
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!