Serebral palside erken değerlendirme gelişimin yönünü belirliyor

Prof. Dr. Gülşen Köse, serebral palside erken değerlendirmenin iletişim, beslenme ve günlük yaşam becerilerini etkin biçimde desteklediğini vurguladı.


Serebral palside erken değerlendirme gelişimin yönünü belirliyor

Giriş:

Liv Hospital Ulus Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Gülşen Köse, serebral palsinin yalnızca motor becerileri etkilemediğini, iletişimden beslenmeye kadar farklı gelişim alanlarını kapsadığını belirtiyor. Prof. Dr. Köse, her çocuğun ihtiyaçlarının birbirinden farklı olduğunu ve bu nedenle erken değerlendirmenin önem taşıdığını ifade etti.

Serebral palsinin kapsamı:

Serebral palsi, gelişmekte olan beynin gebelik, doğum veya erken çocukluk döneminde etkilenmesiyle ortaya çıkabiliyor ve başta hareket ve postür olmak üzere değişken klinik bulgulara neden olabiliyor. Bazı çocuklarda kaslarda sertlik ve hareket kısıtlılığı ön plandayken, bazılarında denge ve koordinasyon sorunları daha belirgin olabiliyor.

Prof. Dr. Köse, "Serebral palsi yalnızca hareket bozukluğu olarak görülmemeli" uyarısında bulunarak iletişim, beslenme, görme, işitme, öğrenme ve günlük yaşam becerilerinin de değerlendirme sürecine dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.

Erken değerlendirme ve müdahale:

Bebeklik ve erken çocukluk döneminde baş kontrolünde gecikme, dönme, oturma, emekleme veya yürümenin beklenenden geç gerçekleşmesi, vücudun bir tarafının diğerine göre daha fazla kullanılması, kaslarda belirgin sertlik ya da gevşeklik ve hareketlerde asimetri gibi bulgular fark edildiğinde nörolojik değerlendirme gerekebiliyor. Prof. Dr. Köse, "Her gelişimsel farklılık serebral palsi anlamına gelmez. Ancak çocuğun gelişiminde belirgin bir gecikme veya farklılık fark edildiğinde değerlendirmeyi ertelememek önemlidir" diyerek erken değerlendirmenin zamanında müdahaleye ve uygun destek planlamasına imkân sağladığını söyledi.

Erken dönemde başlanan desteklerin hedefi çocuğu belirli bir kalıba sokmak değil, onun potansiyelini en iyi şekilde kullanabilmesini sağlamaktır. Bu nedenle hareket eğitimi kadar iletişim ve günlük yaşam becerilerinin geliştirilmesi de tedavi planının parçası olmalıdır.

Multidisipliner takip ve aile desteği:

Takip ve tedavi sürecinde multidisipliner yaklaşım öne çıkıyor. Prof. Dr. Köse, çocuk nörolojisi değerlendirmenin yanı sıra fizik tedavi ve rehabilitasyon, çocuk ortopedisi, fizyoterapi, göz hastalıkları, çocuk gastroenterolojisi, dil ve konuşma terapisi ve iş-uğraşı terapisi gibi branşlardan destek alınabileceğini belirtti. Çocuğun ihtiyaçları büyüdükçe değişebileceği için takip ve rehabilitasyon planlarının düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.

Aile desteği ve sosyal katılım da tedavi kadar önemli. Prof. Dr. Köse, ailelerin gözlem ve desteğinin, erişilebilir eğitim ve sosyal ortamların çocuğun günlük yaşamını kolaylaştırmada belirleyici olduğunu söyledi. Ayrıca Dünya Serebral Palsi Günü gibi farkındalık etkinliklerinin erken tanı ve desteğin yaygınlaştırılmasında rol oynadığını vurguladı.

Sonuç olarak Prof. Dr. Gülşen Köse, serebral palside her çocuğun farklı ihtiyaçlara sahip olduğunu, bu nedenle zamanında ve kapsamlı değerlendirmenin, çok yönlü destek planlarının ve ailenin iş birliğinin çocuğun gelişimini olumlu etkilediğini belirtti.

LİV HOSPİTAL ULUS ÇOCUK NÖROLOJİSİ UZMANI PROF. DR. GÜLŞEN KÖSE

LİV HOSPİTAL ULUS ÇOCUK NÖROLOJİSİ UZMANI PROF. DR. GÜLŞEN KÖSE

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

Berk Doğan

Berk Doğan

Dijital Ekonomi Editörü

Piyasa haberleri, şirket açıklamaları, vergi düzenlemeleri ve tüketici ekonomisi odaklı içerikler üreten dijital editör.

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!