Koleksiyon hobiden kazanca dönüştü:
Kütahya'da yaşayan emekli Muammer Ay, torununun tespih merakıyla başlayan ilgisini zamanla derinleştirerek 2 bini aşkın parçalık bir koleksiyon oluşturdu. Başlangıçta hobi olarak topladığı ürünleri antika pazarında tezgahta sergilemeye başlayan Ay, kısa sürede bu uğraşıyı düzenli bir ek gelir kaynağına dönüştürdü. Torununun tespih ve para istemesiyle başlayan süreç, Ay için hem boş vakitlerini değerlendirdiği bir uğraş hem de aile bütçesine katkı sağlayan bir işe dönüştü.
Ay, biriktirdiği tespihleri satışa sunmaya karar verdikten sonra alım satım işini sürdürdüğünü; ürünleri 150 liradan başlayıp bin liraya kadar çeşitli fiyatlarla sattığını belirtti. Yüksek fiyatlı koleksiyon parçaları alıp satmadığını söyleyen Ay, satışlarda aşırı kâr uygulamaktan kaçındığını ve çoğunlukla maliyet üzerine yüzde 15 ila 20 civarında kâr eklemeyi tercih ettiğini vurguladı.
Piyasada fiyat farklılıkları ve malzeme tartışmaları:
Ay, tespih piyasasında fiyatların aynı malzeme ve görünüme sahip ürünler için bile büyük farklılıklar gösterebildiğine dikkat çekti. Bu alanda sıkça karşılaştığı örneklerden birinde, 500 lira değerindeki bir malzemenin bir müşteriye 13 bin 500 lira gibi yüksek bir bedelle satıldığını aktardı. Bazı satıcıların yakın zamanda üretilmiş tespihleri eski veya Osmanlı dönemine ait gibi tanıtabildiğini ifade eden Ay, alıcıların bu tür iddiaları sorgulaması gerektiğini söyledi.
Tespihin maddi değerinin belirlenmesinde en önemli unsurların malzeme, ürünün yaşı ve işçilik olduğunu belirten Ay, piyasada sıkça rastlanan yanlış değerlendirmelere karşı uyarılarda bulundu. Özellikle bakalit gibi malzemelerin geçmişi hakkında bilgi veren Ay, bakalitin 1900'lü yılların başında geliştirildiğini ve zaman içinde tespih üretiminde de kullanılmaya başlandığını anlattı. Bakalit ve sıkma gibi endüstriyel kökenli malzemelerin zamanla renk değiştirip yaşlandıkça farklı özellikler kazanabileceğini, bunun tek başına bir tespihin Osmanlı dönemi ürünü olduğunu kanıtlamayacağını vurguladı.
Ay, gerçekten tarihî değer taşıyan tespih örnekleri arasında kuka, fildişi ve doğal reçineden yapılmış damla tespihler gibi türlerin bulunduğunu ancak bir ürünün tarihî döneminin yalnızca görünüşüne bakılarak tespit edilemeyeceğini ifade etti. Malzeme türü ve ürünün geçmişine dair bilgilerin birlikte değerlendirilmesinin önemini tekrarladı.
Satış yaklaşımı ve alıcılar için öneriler:
Satış politikasını da açıklayan Ay, piyasada yüksek kâr arayışında olmadığını, amacıın hobisini sürdürmek ve aile bütçesine katkı sağlamak olduğunu söyledi. Özellikle yüksek fiyatlı ürünleri alıp satmadığını belirten Ay, müşterilerine uygun fiyat sunmaya özen gösterdiğini anlattı. Ay, ürünleri alırken ve satarken dürüst bilgi vermenin önemine dikkat çekti.
Alıcılar için tavsiyelerde bulunan Ay, özellikle ilk kez tespih alacak kişilerin yüksek fiyatlı ürünlere yönelmeden önce araştırma yapmalarını ve tespih konusunda deneyimli kişilerden görüş almalarını önerdi. Ayrıca alışverişin güvenilir satıcılardan yapılmasının ve ürün hakkında verilen bilgilerin farklı kaynaklardan doğrulanmasının önemine işaret etti. Ay, tespihin yalnızca aksesuar olmadığını; kimi insanlar için ibadet veya dua aracı olarak, kimileri için sabır ve rahatlama yöntemi, kimileri içinse koleksiyon hobisi olduğunu hatırlatarak bilinçli alışverişin olası mağduriyetleri azaltacağını belirtti.
Muammer Ay, tespih piyasasında bilgi eksikliğinin hem satıcılar hem de alıcılar açısından sıkıntı yarattığını vurgulayarak, alıcıların yalnızca ürünün eski görünüşüne veya döneme ait olduğu iddialarına bakarak karar vermemesi gerektiğini yineledi.

KÜTAHYA'DA TESPİH MERAKI EK GELİR KAPISINA DÖNÜŞTÜ
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!